* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
 -  Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
268 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VII - .. 08.01.2007

Gerçek İnanç hakkında bir Öğreti

 

Sevgili İsa

8 Ocak 2007

 

 

Abim_Isa.jpgBEN İsa bugün size gelen.

Ziyaretimin amacı anlaşılır olması için, toplumunuzun şu anki gelişim seviyesine göre kabul görmüş,  herkes tarafından bilinen şeyler üzerinde durmak isterim. Sizler kendi dünyanızda yaşıyorsunuz ve en başta düşünmeniz gereken şeylerle nadiren karşılaşıyorsunuz. Hayatınızda sizi çevreleyen her şey için kaygılısınız. Ailenizi nasıl geçindireceğinizi, ne giyeceğinizi veya ne yiyeceğinizi düşünüyorsunuz. Hayatınızda çok telaş vardır. Size göre, sanki etrafınızdaki herkes gibi makul şekilde yaşadığınız gibi geliyor.

Fakat hayatlarınızda neler yaptığınızı ve 2000 yıl önce verdiğim Öğretinin bakış açısına göre bunun ne kadar makul olduğunu düşünürseniz, hiçbir şey değişmemiştir. Tekrar bedenlenerek o zaman size söylediğim aynı şeyleri anlatmanın tam zamanıdır.

Günlük ekmek için endişelenmemenizi, çayırdaki zambaklarının sizden çok daha iyi göründüklerini söylediğimi hatırlıyor musunuz? Kuşlar sürüp ekmiyorlar, ancak toklar. Tanrı da aynı şekilde sizinle ilgilenebilir.[1].

Dünya evrimlerinin evrimsel basamağın tepesinde bulunurken, neden sizler en sıradan ihtiyaçlarınıza bu kadar çok önem veriyorsunuz?

Sizler kıyafetleri, yemekleri ve prestijli eşyaları adeta kült seviyesine yükseltiyorsunuz.

2000 yıl önce bedenlendiğimden beri hiçbir şey değişmemiştir. Sizler birçok modern eşyalara hakim oldunuz. Gelişmiş teknolojiniz, arabalarınız ve bilgisayarlarınız var, ancak bilinciniz 2000 yıl önce nasıl ise gibi aynı seviyede kalmaya devam ediyor. Bu üzücüdür.

Neyi kast ettiğimi anlıyor musun? Sizler dünyanızdaki birçok gereksiz şeyler hakkında kaygılısınız ve zamanınızın yüzde 99'u bu tür şeylerle ile meşgulsünüz. Eğer sürekli dünyevi sorunlarla meşgulseniz, Gökteki Babanıza nasıl gidebileceğinizi bir düşünün.

Kendini Tanrı'ya adayan birisi olduğunuzu gözükse bile; kiliseye gidiyor, dua ediyor ve kilisenin kurallarının yerine getiriyor; o zaman bile, Tanrı hakkında o kadar düşünmüyorsunuz, ne kadar diğer insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü. Kilisede bulunduğunuz sırada nasıl göründüğünüzü ve sizinle birlikte kiliseye gelen insanların nasıl göründüğünü.  Kilisedeki ayinlerde bulunma şansım olduğunda ki her ayinde bulunamıyorum, ben hayretle düşüncelerinizi dinliyorum ve duygularınızı yakalıyorum. Ve biliyor musunuz, insanlarda gerçek İlahi duyguları rastlamak çok nadirdir. Kural olarak, kiliseye dünyevi sorunlarınızı çözmek, daha iyi yaşamanız, sizin ve yakınlarınızın sağlıklı olmasını istemek için geliyorsunuz. Bazen ise, tam tersi, tanıdığınız diğer insanlara kötülük dilersiniz.

Kilisede dünyevi meselelerinizi çözmeye devam ediyorsunuz. Tanrı hakkında düşünmüyorsunuz. Suretime yaklaşsanız bile, sadece dünyevi hayatınızda eksik olan bir şey istemeniz içindir.

Sözlerim hakkında bir düşünün. Size bilmeceli konuştuğumu ve neyi ima ettiğimi açık olmadığı gibi gelebilir.

2000 yıl önce söylediğim şeyleri tekrar söylüyorum. Ruhunuz hakkında, Tanrı ile olan ve her şeyden önce içinizdeki Tanrı ile olan ilişkiniz hakkında düşünmeniz gerektiğinizi anlatmaya çalışıyorum. Dua ederken Tanrı ile başbaşa kalınması gerektiğini öğretiyordum ve ikiyüzlülüğü kınıyordum[2] . Yasanın harflerine karşı isyan ettim, ruh hakkında düşünmenizi zorladım. Şimdi de aynı şeyleri söylüyorum. Tanrı ile olan ilişkinizden başka hiç bir şey ile ilgilenmemelisiniz. Hayatın anlamını kazanmak ve bu anlamı başkalarına öğretmeye başlamak için Tanrı'yı arıyorsanız, Tanrı'ya yaklaşmıyorsunuz, sadece O’ndan uzaklaşıyorsunuz.

İçinizdeki Tanrı ile iletişiminizden tam bir memnuniyet duyduğunuzda ve sessiz mutluluğunuzu kimseyle paylaşmanız gerekmediğinizde, çünkü sizler tümüyle memnun ve mesutsunuz, ancak o zaman gerçek Tanrı'yı buluyorsunuz. Ve ben sevgiyle sizi izleme imkânım oluyor ve sizler varlığımı hissetmeye başlıyorsunuz.

Ben daima sizinle beraberim. Ancak bilinç durumunuz ve dünyevi sorunlarla ilgili endişeniz bizi birbirimizden ayırmakta, ayrı düşürmektedir.

Sizinle iletişim kurmaya öyle çok çabalıyorum ki! Bazılarınızla doğrudan iletişime geçmeye başardığım anlar o kadar nadir ki. Bu anlardan öyle çok mutluluk duyuyorum ki. Benimle doğrudan ilişki kurma deneyimine sahip bir insan artık herkes gibi yaşayamayacağını çok iyi farkındayım. O, yalnız kalmak ve benimle içsel iletişime geçmeye isteyecektir. Ve bu iletişim olmadan kendini ve hayatını hayal bile edemez.

Böyle bir insan etrafındaki yaşamda yaydığı sessiz mutluluk ve huzur, tüm vaizlerden ve nasihatlerden çok daha iyidir. O, benimle ve içindeki Tanrı ile birliğinin canlı bir örneğidir.

En iyi ve en sadık Hıristiyanlar bu içsel birliği yüreklerinin sükûnetinde ulaşmışlardır. Ancak huzuru, sevgiyi ve saadeti oynamaya çalışan başkaları da vardı. Fakat onlara kısa bir bakış atmak, ikiyüzlülük derecelerini belirlemek ve uzak durmak için yeterliydi.

Size yüreğinizde ayırt etme armağanı bulmanızı ve ne tür güzel sözlerin arkasına saklansalar da ve ne yaparlarsa yapsınlar, koyun derisindeki tüm kurtları ayırt etmenizi dilerim.

Birçok kişi doğru şeyler yapıyor gibi görünüyor, Tanrı hakkında konuşuyor, kiliseye gidiyor; fakat kalbimde onlar, inançlarını afişe etmeyen, ancak yüreklerinde Baba'nın emirlerini yerine getirenlerden çok daha uzaktırlar.

Bugün, 2000 sene önce verdiğim, ama şimdiye dek güncelliğini yitirmeyen Öğretimimi size hatırlatmak için geldim. Getirdiğim Öğretim için beni çarmıha gerdiklerini size hatırlatmak isterim. Ve eğer şimdi gelseydim ve Öğretimi vermeye başlasaydım, kiliselerde oturan din bilginlerinin ve Farisilerin aynı zulmüne maruz kalırdım.

Gerçek hizmetkârlar var, ancak daha da fazla sahte hizmetkârlar vardır. Bu nedenle bilincinizde ayırım yapmanızı ve toptan bu veya öbür kiliseyi, bu veya öbür öğretiyi kınamamanızı istiyorum.

Doğru Öğreti, insanların arınmamış kalplerinde hatalı bir şekilde yorumlanabilir, ancak Öğretinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Her şeyden önce Tanrıyı, kendi içinizde, kalbinizde arayın. Tanrı ile içsel uyum kurduğunuzda, hiç bir koyun derisindeki kurtlar veya sahte çobanlar sizi korkutamazlar.

Bugün size geldiğimden dolayı ve daha önce verdiğim Öğretimimi sizlere hatırlattığım ve bu elçi aracılığıyla yeniden getirdiğim için mutlu oldum.

 

BEN İsa.

 

© Tatyana Mikuşina, 2007

 

--------------------------------------

[1].  Matta 6:25-33:

25  “Bu nedenle size şunu söylüyorum: ‘Ne yiyip ne içeceğiz?’ diye canınız için, ‘Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemli değil mi? 26 Gökte uçan kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Göksel Babanız yine de onları doyurur. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz? 27 Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? 28 Giyecek konusunda neden kaygılanıyorsunuz? Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. 29 Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. 30 Bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı’nın sizi de giydireceği çok daha kesin değil mi, ey kıt imanlılar?
31 “Öyleyse, ‘Ne yiyeceğiz?’ ‘Ne içeceğiz?’ ya da ‘Ne giyeceğiz?’ diyerek kaygılanmayın. 32 Uluslar hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. 33 Siz öncelikle O’nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.

 

[2].  Matta 6:5-6

5  “Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.

6 Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız’a dua edin. Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.

 


Kurulum Tarihi : 20/12/2017 · 10:14
Son Güncelleme : 20/12/2017 · 10:14
Kategori : Dikte VII
Sayfa Oku 231 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.04 saniye