* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
 -  Dikte VII
+ Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
261 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VII - ....... 25.12.2007

Birlik hakkında bir Öğreti

 

BEN OLDUĞUM BENİM

25 Aralık 2007

 

BEN OLDUĞUM BENİM ...

Titreşimlerimizi ayarlamaya geldim. Birlik olmalıyız...

Birlik olmalıyız...

Birlik olmalıyız...

Kiminle?

Ne ile?

Niçin?

Bizler İlahi dünyayı hatırlıyoruz ve İlahi dünyaya ulaşmaya amaçlıyoruz. Ve bu Birliğe ulaşma uyumu içindeyken Yaşam, Birlik, Huzur ve Ahenk hissediyoruz. Bizler tam bir tatmin, tüm duygularımızın ve arzularımızın tam bir doygunluğunu hissediyoruz.

İlahi seviyeden daha düşük bir seviyede, biriyle veya bir şeyle birliği varsayan farklı bir birlik arzusu,  yanıltıcı bir birliktir veya geçici bir birliktik. İnsanların zihinlerinde uydurduğu bir birliktir.

Her seferinde sizler birilerini birliğe çağırdığınızda ve her seferinde birlik olma çağırısı duyduğunuzda, bu çağırının evrenin hangi seviyesine ait olduğunu bir düşünün. Gezegendeki her canlı, sonuçta Yaratılışın başladığı noktada birleşmelidir. Bu nedenle, insanlar birlik hakkında konuştuklarında, onlar her şeyden önce İlahi olandan daha düşük bir plana ait, kendilerine özgü bir birlik modelini kast ediyorlar.

Söylenenler, Birliğine ulaşmak için çabalamayı gerektirmediğini anlamını taşımıyorlar,  söylenenler yalnızca aynı kelimenin farklı bilinç seviyelerinde farklı yansımaları olduğunu ve bahsettiğim Birliğin sizin dünyanızda bir karşılığı olmadığını ifade eder.

Bu nedenle sizler sınırlı insan bilincinde var olan modelleri ve algıları kullanmak zorundasınız.

Bu nedenle, Birliğin amaçlanmaması gerektiğini söylemiyorum. Bu kavramın, farklı bilinç seviyelerinde, farklı anlam seviyeleri olduğunu söylüyorum.

Sizler gittikçe daha büyük Birliğe ve Birleşmeye doğru adım adım geçmelisiniz. Ancak ne yazık ki, bu süreç bir bedenlenmede ve hatta pek çok bedenlenmede bitirilemez. Fakat bilincinizde doğru kılavuzu, doğru örneklerini, davranış modellerini ve amaçlarını korumazsanız, toplum hastalanıyor ve yok olmaya mahkûmdur.

Bu nedenle, toplumda etik ve ahlak kılavuzlarının sürekli yenilenmesi çok önemlidir. Bir toplum ideallerden yoksun kalırsa ölmeye mahkûmdur.

Sağlıklı bir toplum her zaman yüksek etik ve ahlaki kılavuzlarının var olmasını gerektirir.

Bu nedenle, BEN Varlığı tarafından Musa'ya ve Peygamberlere verilen Emir'i yenileme vakti gelmiştir. Her bir gerçek ve sadık insan, kalbinde kime ait olduğuna dair bir karar vermesi gereken an gelmiştir.

İlahi Yasayı bu dünyaya aktarabiliyor mu yoksa yasa karşıtlığını, yalnızca bir insan yaşamı ile sınırlanan yasayı mı tezahür etmeye çalışıyor?

Yalnızca kendi kişisel ihtiyaçlarını tatmin etmeye odaklanan ve çevresindeki illüzyonun sınırları dışına çıkamayan herhangi bir sistem yok olmaya mahkûmdur.

Sadece sizler, yapmanız gereken seçimi yapma yeteneğine sahipsiniz.

Az zaman kaldı. Karar verme anını her ne kadar ertelemeye çalışsanız da, her biriniz kendi seçimini yapacaktır.

Herkes amaç edindiği dünyayı seçecektir. Ve eğer fani dünyaya ve onun değersiz süslerini amaç edinirseniz, sizler kendi kendinizi bu dünyayla birlikte yok olmaya mahkûm edersiniz. Varlığınızı sürdürebilmeniz için, yeni bir bilinç seviyesine, Yaşamın her bir parçacığıyla Birliğinizi hissetmenizi sağlayacak seviyeye geçmeniz gerekir.

Bu Birliğini bilincinizde bir kere hissettiğinizde sizler ölümsüz olursunuz. Sizler ölmüyorsunuz, sizler sonsuza kadar yaşıyorsunuz, çünkü ölülerin arasından doğmuş ve Ebedi Hayat'a geçişinizi yapmışsınız.

Bu Öğreti birçok kez verilmiştir. Sevgili İsa, sevgili Gautama Buda ve pek çok, pek çok peygamber, haberci ve elçi bu büyük Hakikati öğretmişlerdir.

Bununla birlikte şimdiye dek, yalnızca birkaç kişi bu Hakikati kavrayabilir. Aklıyla değil, tüm varlığıyla kavramasını öyle ki bu Hakikat bedeninizin her bir hücresine nüfuz edebilsin ve bedeninizin her bir hücresi DNA seviyesinde dönüşüme uğrasın. Ve bu dönüşüm, sizin için Kurtuluşun bir işareti olacaktır.

Size söylediklerime benzer şeyler söyleyen birçok insan vardır. Bununla birlikte, Benim verdiğim Öğretiyi diğerlerinden farklı kılan çok önemli bir özellik mevcuttur.

Bu özellik ise dünyanın kurtuluşu için kendinizi feda etmeye hazır olduğunuz an ile ilgilidir. Yaşamın her bir parçası ile Birlik anlayışının en yüksek noktasına ulaştığınızda, sizler bütün Yaratılıştan ayrı bir şey olmadığınızı fark ediyorsunuz; Sizler bütün bu Yaratılışın tümüsünüz ve eğer bir parçanız ölürse, sizler yine de Yaşamaya devam edersiniz.

Bilincinizde bu anlayış noktasına ulaştığınızda, sizler gerçekten ölümsüzleşeceksiniz. Sizler Birle bir olursunuz.

Ve ileriki yaşamınız nasıl gelişirse gelişin, sizler Benden aldığınız bu Hakikat anını, bu aydınlanmayı sürekli hatırlayacaksınız.

Hepinize Yeni Yıl'da bu aydınlanmayı elde etmenizi dilerim.

Dünya yaşasın.

Dünya iyi olsun.

Tüm canlılar mutlu olsun.

 

BEN OLDUĞUM BENİM... Om. Om. Om.

 

 

© Tatyana Mikuşina, 2007


Kurulum Tarihi : 28/01/2018 · 12:15
Son Güncelleme : 28/01/2018 · 12:15
Kategori : Dikte VII
Sayfa Oku 282 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye