* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
 -  Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
262 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VIII - . 13.03.2008

Merak ettiğiniz bazı sorunların cevapları

 

Sanat Kumara

13 Mart 2008

 

Sanat Kumara.jpgBEN Sanat Kumara, elçim aracılıyla size tekrar gelen. Elçilik ve elçimizin başka insanlarla ilişkileri, onun bugünün ve geçmişin, bu veya şu ruhsal ve dinsel liderlerle olan ilişkileri hakkında bazı konuları açıklığa kavuşturmaya geldim.

Her bir elçi belirli bir misyona sahiptir. O, bu misyonla bu dünyaya geliyor ve bu misyona bazen yüzlerce sene hazırlanıyor.

Temsilcimiz bedenlenmeye geldiğinde ve işini yapmaya başladığında, verdiğimiz Öğretinin başkaları aracılığıyla verilen ile nasıl uyumlaştığı konusunda o anda çeşitli şeyler başlıyor.

Her elçi sadece kendi misyonunu bilir. Elçinin görevi içinde, diğer insanlar aracılığıyla fiziksel dünyaya gelen farklı öğretilerin hükümleri hakkında yorumda bulunmak yoktur.

Dünyanız, karmik bir dünya olduğunu anlayın. Sizin dünyanızda hakikat ve ışık, bazı yanlış kavramlarla karıştırıldığını anlamına gelir. Dünyanızda her şey görecelidir. Ve kimse cesaret edip de şu anki ya da geçmişteki bazı temsilcilerimizin İlahi Hakikate tam olarak sahip olduğunu söyleyemez.

Aynı Hakikatin farklı zamanlarda, bedenlemede bulunan farklı insan kategorisine verildiğini ve her seferinde onun yansıtılması birazcık farklı olacağını anlayın.

Eğer farklı insanlar aracılığıyla verilen öğretilerinin hükümleri konusunda yorumlar yapmamız gerektiğini düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Şu basit nedenle, yüz, iki yüz ve daha da eski sene önce kimin haklı veya haksız olduğu hakkında bitmez tükenmez tartışmalara zaman harcamak yerine, şimdi ve burada yaşamalı ve bedenmeye geldiğiniz misyonu yerine getirmelisiniz.

Geçmişin ve günümüzün çeşitli öğretilerinin hükümlerini inceleyebilir ve karşılaştırabilirsiniz. Ama gerçek şu ki, İlahi görevinizi yerine getirmeniz için Yüksek dünyalarla sürekli içsel ahengini korumalısınız.

Dedikodu ve yargılama yoluna saptığınızda sizler titreşimlerinizi düşürüyorsunuz. İlahi seviyeden, fani aklın seviyesine iniyorsunuz. Ve sizler artık İlahi Hakikat'i göremiyorsunuz ve ayırt edemiyorsunuz, çünkü Hakikat - bilincinizin bir halidir, yüksek gerçeklikle olan uyum derecenizdir.

Ben ayrıca Hiyerarşimiz ile ilgili ve Hiyerarşimizde farklı görevler üstlenen sizin bildiğiniz şu veya bu Üstatla ilgili soruya da değinmek isterim.

Evet, Hiyerarşimizin nasıl yapılandırıldığı ile ilgili belirli bir anlayışı verdik. Ancak, bu anlayış, belirli bir gelişim aşamasında bulunan sizin bilinç seviyeniz için verilmiştir. Bizim dünyamız, sizin dünyanıza bire bir örtüşmeyeceğini anlayın ve anlamaya çalışın ve sizin dünyanızda var olan yapıyı, bizim dünyamıza atfetmeyiniz

Dünyamızın yapısını anlamaya çalışırken, bizim dünyamız hakkında tam bir izlenim edinmeyi asla hedeflemeyin. Geçiş yapan insanlar kendilerini asistanlarımızın şefkatli ellerinde buluyorlar. Ve inan bana onlarda, Hiyerarşide hangimiz hangi görevi üstlendiğine dair hiçbir düşünce belirmiyor. Onlar sadece bizden yayılan Işığın içinde yüzüyorlar, Sevginin, ilginin ve bakımın eksikliği hissetmedikleri yerde bulunduklarından dolayı mutludurlar. Dünyadaki her bir yaşam durumu kendilerine yeni bir şekilde gözükür. Sizler kendi hatalarınızdan ders alırsınız.

Eğer Yükselmiş Üstatlar, tüm ihtişamıyla, Dünya'da şu anda var olan koşullarda bedenlenmek ve yaşamak zorunda kalırlar ise, sizler karşınızda Yükselmiş Üstatların bulunduğunu asla inanmazsınız. Bu nedenle, Yükselmiş Üstatların Dünya'da bedenleme vakti henüz gelmemiştir.

Yine de birçoğumuz, yüzlerce ve binlerce yıldır öğrencimiz olan bireylerde kendi varlığımızı koruyoruz.

Bu nedenle, bu ya da şu bireyin, bir insanın içinde tamamen ya da kısmen bulunduğunu söyleyemiyoruz, çünkü Öğretmenin varlığı geçici bir olgudur ve bir öğrencinin bedenlerinin ve onu çevreleyen şartların saflık derecesine göre belirlenir.

Yapabildiğimiz zaman bizler Dünya'da bulunuyoruz ve durumu öğrencilerimizin gözüyle görüyoruz.

Tüm mesihler ve elçiler içlerinde daha yüksek bir bireyin varlığına sahiptiler. Misyonları boyunca hem [bireyin] mevcudiyet derecesi, hem de bireyin kendisi değişiyordu. Bu yüzden bu ya da şu insanın bedeni içinde, sizin bildiğiniz bir Üstat'ın bedenlendiği hakkında konuşmak yanlıştır. Yalnızca daha yüksek bireyin katkısı ve onun varlık derecesi hakkında konuşabilirsiniz.

Tanıdığınız, isimlerini bildiğiniz ve söylediğiniz Üstatların, aslında bildiğiniz isimlerden tamamen farklı isimlere sahiptirler.

Bizler, dünyamızın yapısı hakkında uzun uzun konuşabiliriz ve sizler dünyalarımızı ayıran örtüdeki yarıktan göz atmaya çalışacaksınız, ancak bu durumda zamanınızı boşa harcayacaksınız. Çünkü sizler mevcut görevlerinize odaklanmalısınız ve size verdiğimiz etik ve ahlaki kurallara uygun olarak yaşamalısınız.

Bugün biraz sertim ve sorularına somut bir cevap bekleyenler, belki de hiçbir şey elde etmeyebilir. Bununla birlikte, ben Yüksek Benliğiniz ile konuşmaya ve hayatınızda doğru yönleri korumanızı sağlayacak tavsiyeleri vermeye çalıştım.

 

BEN Sanat Kumara. Om.


Kurulum Tarihi : 09/09/2018 · 08:48
Son Güncelleme : 09/09/2018 · 08:48
Kategori : Dikte VIII
Sayfa Oku 93 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.02 saniye