* *
* *
Mesajlar
+ Dikte I
+ Dikte II
+ Dikte III
+ Dikte IV
+ Dikte V
+ Dikte VI
+ Dikte VII
 -  Dikte VIII
+ Dikte X
+ Dikte XI
+ Dikte XII
+ Dikte XIII
+ Dikte XIII-10
+ Dikte XIII-9
+ Mesajlar nasıl okunmalı/dinlenmeli
+ Mesajların ses kayıtları
* * *
+ 23 sayı Dispenzasyonu
+ Duaya Davet
+ Karmik Kuruluna Mektuplar
+ Kitap
+ Meryem Ana'nın Lütuf Saati
+ Rozari
+ Ruhsal Geliştirme Metodları
+ Tanrısal Benlik Şeması
+ Yeni Dünya’ya giden Yol
Haber bülteni
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
263 Katılımcılar
Bize yazın
İletişim Adresim Nesrin Hacıoğlu  Webmaster
Favorilere Ekle  Bookmarks
Bu Siteyi önerin  Arkadaşınıza önerin
mobile Version   mobile Version
Ara




   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Dikte VIII - ... 22.06.2008

Günün gereksimi hakkında bir Sohbet

 

Tanrı Lanto

22 Haziran 2008

 

 

Lanto1.jpgBEN Lanto, size gelen. Sohbetimize başlayabilmemiz için kalbinize yoğunlaşmanızı rica ediyorum. Kalbinizi düşündüğünüzde, İlahi Gerçeklik ile uyumu yakalamaya başlıyorsunuz. Çünkü kalp atışınız, size Sonsuzluğu ölçtüğünü biliyorsunuzdur. Ve bu Sonsuzluk daima sizinle beraber olacak, dünyevi bedenlenmenizin ise bir sonu var.

Umarım Sonsuzluk ile uyumu sağlamışsınızdır.

Bugünkü sohbetimizin konusuna başlayalım. Sizler hepiniz, yaşamınız, bedenlenmeler zincirinin yalnızca bir halkası olduğunu muhakkak farkına varmalısınız. Sadece bir bedenlenmenin koşulları açısından düşünmeyi vazgeçtiğinizde, hayatınızın telaşın üstüne çıkabilir ve daha uzun zaman dönemlerini gözden geçirmeye başlayabilirsiniz. Günün telaşı, Sonsuzluk hakkında düşündüğünüz zaman uzaklaşır. Ve yalnızca aklınızın ve kalbinizin bu huzur noktasından, etrafınızdaki her şeyi doğru bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

Varlığınızın sonsuz taraflarına uzun süre yoğunlaşabildiğiniz zaman, tüm hayatınız yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır, çünkü illüzyon dünyası bu şekilde düzenlenmiştir. İllüzyonun içinde bulunduğunuz sürece, sizler farklı, daha Yüksek dünyalara bakamazsınız. Ve uyum sağlayabildiğinizde, daha yüksek bir bilinç durumuna girdiğinizde, sizler telaşın üstüne çıkabilirsiniz. Ve size mani olan birçok şey, sizin için bambaşka bir tını kazanır.

Olup biten her şeyi algılayışınızda çocuklar gibi olduğunuzda, Sonsuzluk size açılır. Dış bilinciniz aslında sizin gelişiminizin  bir freni olduğunu anlayın. Tanrı'yı zekanızla anlamaya çalıştığınızda, aslında, sizler daha fazla ve fazla illüzyona dalıyorsunuz. Çünkü İlahi Akıl niteliği zekanızın gelişimi ile hiçbir ortak yanı yoktur. İlahi Bilgelik size yalnızca fani aklınızın uyuduğu, kendini teslim ettiği zaman gelir.

Bu yüzden, bir sonraki titreşim seviyesine yükselmek için fani aklınızdan vazgeçmelisiniz. Size göre, çeşitli yüksek teknolojiler ve yeni bilimsel keşifler ortaya çıktığında toplumun geliştiği gibi gelebilir. Aslında toplum,  İlahi Bilgeliğin kitle bilincinde egemenlik kurduğunda ve İlahi Yasa yavaş yavaş  yaşamınızın ve ikamet ettiğiniz devlet yaşamının itaat ettiği ana yasa haline geldiği zaman gelişir.

Bütün ayrımlar yalnızca bilincinizde mevcuttur. Bilincinizin ağ benzeri kısıtlamalarını yarıp geçtiğinizde, farklı ülkelerdeki insanları birbirinden ayıran her şey ortadan kalkıyor. Farklı dinlere mensup insanları ayıran her şey ortadan kalkıyor. Sizi ve Yaşamın her parçasından ayıran her şey ortadan kalkıyor.

Bu nedenle, boş düşüncelerin yok olduğu, kusurlu hislerin kaybolduğu ve Sonsuzluğun nefesini, huzurunu ve barışını hissettiğiniz, bilincinizi mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmaya çalışmak için günde en az bir kez tek başınıza kalmayı bir kural haline getirin. Başlangıçta, böyle bir duruma erişmeniz çok zor olacaktır, çünkü sizi çevreleyen her şey, İlahi bilinç durumuyla keskin bir tezat oluşturuyor. Sizi çevreleyen her şey, Sonsuzluk ile olan temasınıza müdahale etmeye çalışacaktır. Bununla birlikte, aklınızda şu görüntüyü tutabilirsiniz: Bilincinizi yükselttiğiniz ölçüde ve titreşimleriniz arttıkça, sizler dünyanıza mükemmel İlahi titreşimleri aktarmayı başarabilirsiniz. Bu yüzden işiniz, kendiniz ya da kendi mükemmelliğiniz için bir çalışma değil, tüm evren için bir iştir. Sizler Tanrı için çalışıyorsunuz.

Şimdi ise gelin, evde ya da işte sıradan, günlük işlerinizi yaparken, hangi durumları hissettiğinizi, size hangi düşünceler geldiği konusunda bir düşünelim.

İşinizi yaparken Ortak Yarar, tüm canlı varlıklar için bilinçli olarak çalıştığınızı hatırlayabilir misin?  Size fantezi dünyasından bir şey hakkında konuştuğum gibi gelebilir. Çünkü gerçekte, yaşamın telaşı içinde bulunurken, Ortak Yarar, İyilik, Tanrı için çalıştığınızı aklınıza bile gelmiyor. Sizler daha çok para kazanmak, işinizde terfi etmek, kariyer yapmak için çalışırsınız. Sizi mümkün olan her şey çalışmak için harekete geçiriyor, ama sizler Tanrı için çalışmıyorsunuz.

Şimdi ise bir düşün. Bir işe başlarken niyetiniz, gün boyunca yaptığınız her şeye damgasını vurur. Bu yüzden eğer sizi yanlış bir niyet yönetiyorsa, gün içinde aldığınız tüm İlahi Enerjiler sizler tarafından illüzyonun çoğalması için yönlendirilir. Sizler tüm canlıların iyiliği için, Tanrı için çalışmanız dışında, farklı niyetle çalıştığınızda illüzyon yaratırsınız.

Faaliyetlerinizde, ürekli Yüksek Yasayı takip edebileceğinizi size gerçek dışı gibi gelmektedir. Ve bu doğrudur, çünkü geçmişteki yanlış seçimlerinizle, Tanrı için çalıştığınızı çevrenizdekilere bile söylemeye utandığınız koşullara siz kendinizi sokmuşsunuzdur. Kitle bilincinde radikal bir dönüş olmadığı sürece, Tanrı anlayışının dinle, mezheple veya başka bir müstehcen şeyle ilişkilendirmeye bırakılmadığı sürece, o zamana dek sizler, bir sonraki evrimsel gelişim düzeyine yükselemezsiniz. Çünkü kendinizi İlahi dünyadan ayırdınız ve geri dönmeniz gerekir. Kendinizi Lütuftan uzaklaştırdınız ve onu tekrar elde etmelisiniz. İlahi lütuf durumu ancak Yaşama olan Hizmet'e yönelik sürekli çabalarla kazanılabilir.

Yaşamınızda yaptığınız her şeyi bilinçli bir şekilde ele aldığınızda, her seçiminizi ve eyleminizi takip ettiğinizde ve onları İlahi Yasaya uygunluğunu ölçtüğünüzde, o zaman Tanrı'ya yaklaşırsınız. Sizler fiziksel planda önemli sonuçlar elde edemeyebilirsiniz, çünkü Tanrı'ya geri götüren Yola basar basmaz, çevrenizdeki herkes sizi durdurmaya, aklınızı başına getirmeye ve sizi eski hayatınıza geri döndürmek için ikna etmeye çalışır. Toplumda oluşan basmakalıplara direnmek için özel bir dayanıklılık ve cesaret gereklidir. Kitle bilincinin prangalarından sadece birkaçı kurtulabilir. Ancak, dünyevi ölçülerine göre çok fazla zaman geçmeyecek ve gittikçe daha fazla birey, hayatlarında yaptıkları her şeyde Tanrı'yı savunacaktır.

Daima birkaç kişi büyük işleri başlatmış ve ardından onlara milyonlarcası katılmıştır. Yeterli sayıda insanın bilincinde dönüşüm zamanı gelmiştir. Bunun için size geliyoruz ve Öğretimizi veriyoruz.

BEN Lanto, size olan Aşkımla.

 

© Tatyana Mikuşina, 2008

 


Kurulum Tarihi : 14/10/2018 · 10:47
Son Güncelleme : 14/10/2018 · 10:47
Kategori : Dikte VIII
Sayfa Oku 53 defa


Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

^ Top ^

  Site powered by GuppY v4.5.16 © 2004-2005 - CeCILL Free License

Sayfa Üretimi 0.04 saniye