Mesajımın amacı, illüzyonun tatlı rüyasından hala uyanabilecek olanları uyandırmaktır

Sevgili Babaji

20 Haziran 2021

BEN Babaji!

Varlığımızı ve Öğretimizi bir kez daha hatırlamanız için bugün tekrar geldim.

Size bu Evrende var olan Yasayı hatırlatmaya, daima sizinle birlikte olması gereken Sevgiyi hatırlatmaya geldim. Çünkü tüm varlığınızı kapsayan ve tüm dünyayı, tüm Yaratılışı kucaklayan bir Sevgi yoksa, sizler var olmaya devam edemezsiniz.

Sevginin olmadığı bir yerde, korku ve olumsuz bilinç durumları ortaya çıkar.

Bu nedenle, yaşamlarınızdaki birinci öncelik, Sevgi duygusunu yeniden canlandırmaktır.

Mesajlarımda ve diğer Üstatların Mesajlarında, daha önce, binlerce yıl önce, bilgeler, peygamberler ve elçiler aracılığıyla vermiş olduklarımızdan yeni hiç bir şey yoktur.

Yine de, Evrende yalnız olmadığınızı bilmeniz için Varlığımızı belirli aralıklarla size hatırlatmalıyız.

Bizler manevi Yoldaki gelişiminizi ve ilerlemenizi sürekli izliyoruz. Ve evrim, kendi gelişiminin kritik bir noktasına yaklaştığında ve Dünya gezegendeki akıllı uygarlığın varlığı, tehdit altındayken, Bizler gelmeden ve bir kez daha Öğretimizin temel mevzularını hatırlatmadan duramayız.

Bizler, arzuların üstesinden gelmenin ve bu dünyanın aldatıcı tezahürlerine olan bağımlıklarından vazgeçmenin gerekliliği hakkında birçok kez konuştuk.

Ancak birçok takipçimiz, tembelliği ve akılsızlılığından dolayı talimatlarımıza gereken önemi vermiyor.

Örneğin, şimdi illüzyon, sizi Yoldan usulca ve fark ettirmeden uzaklaştıran bilincinize birkaç yeni tuzaklar ortaya atmıştır. Akıllı telefonlara ve sözde sosyal ağlara olan bağımlıklarınızdan bahsediyorum. Bu tür bağımlılıkların, ruhunuza alkolden, nikotinden, yanlış ritimli müzikten, uyuşturucudan, kumardan daha az zarar verdiğini düşündüren nedir?

Sosyal ağlarda geçirdiğiniz bir saat, Yoldaki ilerlemenizi bir yıl boyunca erteler. Sosyal ağların bir yıllık düzenli kullanımı ise ruhunuzu sonsuza dek evrimsel gelişme olasılığından mahrum edebilir.

Mesajımda altını çizmek istediğim bir başka konu, Elçimize karşı tutumunuzla ilgilidir. Daha önceki Mesajlarımda [1] Elçilerimize davranış şeklinize göre, uygarlığınızın ileriki bir gelişmeye uygun olup olmadığına, ya da geçmişte başarısız medeniyetlerin çöplüğüne mı katılacağına karar veriyoruz.

Gelin birlikte düşünelim.

Bizler milyonlarca yıl Dünya’daki insanlıkla çalışıyoruz. Temel manevi çalışma ve eğitim, tarafımızca özel olarak oluşturulmuş yerlerde: Kardeşliğin Aşramlarında gerçekleştirilir. Elçimizin Misyonu’nun başlangıcında, Omsk yakınlarında böyle bir Aşram oluşturuldu. Burası, Öğretimizi yaymayı ve insanlığın bilincini yeni bir düzeye yükseltmeyi planladığımız eski enerjitik bir yerdir.

Çelolarımızın görevi, Elçimizle ilgilenmek ve Öğreti’nin yayılması için gerekli koşulları yaratmaktır.

Bizler yıllarca Elçimizin Aşramında, onun çevresindeki yerleri İlâhi titreşimlerle doldurarak Mesajlar verdik. Sizlerin ise yalnızca Hediyemizi kabul etmeniz ve onu karşıt güçlerin temsilcilerinden gözbebeğiniz gibi korumanız gerekiyordu.

Ancak karakolumuz, karşıt güçler tarafından ele geçirildi. Kirletildi ve yok edildi.

Bu, özellikle Rusya’daki Misyonumuzu korumak için bedenlenen ışık taşıyıcıların omuzlarına yüklenen ağır bir karmadır.

Bu karma, ışık taşıyanların bilinçlerini o kadar daralttı ve görüşlerini öyle bir kapattı ki, Işık ile karanlık arasındaki farkı ayırt edemez ve Öğretimizin en basit hükümlerini anlayamaz oldular.

Yeryüzünün tuzu [2] olmaya çağrılan insanlar, ihanetin ve hainliğin acı meyvelerini gösterdiler.

Onların kaderi nedir? Gelecekteki evrimlerin yürüyeceği yola atılmaktır.

Hatalar vardır, yanılmalar vardır; günahlar vardır. Her şey anlaşılabilir ve affedilebilir. Ancak en büyük günah olan ihanet için hiçbir mazeret ve bağışlama yoktur.

Elçimizin bedenlerine demirlemiş olan Işık Fokusunu korumak için Elçimizi, Rusya dışına yerleştirmek zorunda kaldık.

Bir kişi, Elçimize karşı uygunsuz bir davranışta bulunduğunda, kendi soyunun birkaç nesline uzanan bir karma yaratır.

Elçimizle ilgili durumda, Rus hükümet yetkilileri, Elçiye, akrabalarına ve arkadaşlarına zulüm etmeye ve onlara karşı baskıcı eylemlerde bulunmaya başladılar.

Elçilerimizin pelerini öyle bir özelliğe sahip ki, Elçimize karşı yapılan herhangi bir hareketin, onun pelerine yansır ve bu işi yapanlara bin misliyle geri döner. Bu, münferit şahıslar, kötü niyet sahipler olduğu gibi Elçimize gereken saygıyı göstermeyen ülkeler için de geçerlidir.

Bizler Rusya’ya çok büyük umutlar bağladık. Şu anda, bu umutlar karşılanmadı.

Rusya, 100 yıl boyunca Büyük Beyaz Kardeşliğin uzattığı yardım elini iki defa reddetti.

Birinci kez 20. yüzyılın başında, Roerich ailesi [3] aracılığıyla iletilen Mesajımız reddedildiğinde, ikinci defa ise 21. yüzyılın başında, Elçimizin, Rusya topraklarında zulme uğradığında oldu.

Yardımımızı reddetmiş, Elçimize zulmetmiş bir ülke, önemli tarihsel bir zaman boyunca yaşayamaz, o parçalanmaya ve yok olmaya mahkûmdur.

Ülke nüfusunun büyük bir kısmı, başına gelen sıkıntıların ve talihsizliklerin sebeplerini anlayamıyor. Ancak, bir kez daha tekrar ediyorum: ülkeler en iyi temsilcilerinin şahsında bir seçim yaparlar.

En iyi temsilcilerin ise kara koyunlar oldukları ortaya çıktı, koyun postuna bürünmüş bazı kurtlar ise kayıp koyunları tümüyle Yol’dan uzaklaştırmak için sinsice dolaşıyorlar [4].

Yakında olacak ve halihazırda olmakta olan şeylerin nedenlerini zihninizde kavramanızı istiyorum.

Bilincinize yerleşene kadar kötü iblisler yoktur. Işık taşıyıcıları görevlerini yerine getirmeklerinde, gezegen karşıt güçlerin egemenliği altına girer.

Kendini Tanrı’dan ve O’nun Yasalarından koparmış bir medeniyet, kayda değer bir zaman boyunca varlığını sürdüremez.

Geçmişte birçok medeniyetle olduğu gibi. Medeniyetinizle de böyle olacak.

Işığın Fokusunu ve Öğretilerimizin doğrudan iletimini kaybeden Rusya’nın ışık taşıyıcıları, bilinçlerini gereken seviyede tutamadılar; onlar tüm ülke için bir seçim yaptılar. Ve Tanrı’nın planına göre Rusya tüm dünyaya yolu göstermesi gerektiği için tüm dünya bir kaos ve karışıklık dönemine girdi.

İlahi enerji olmadan hiçbir şey var olamaz.

Çıkış yolu nedir?

Her zaman bir çıkış yolu vardır: İlahi Gelişim Yoluna geri dönmek.

Rehberliğimizi kabul etmek ve İlahi Emirlere uymak. Ahlak Yasasını takip etmek.

Tanrı’yı, Üstatları ve Elçilerimizi saymak.

Mesajımın amacı, illüzyonun tatlı rüyasından hala uyanabilecek olanları uyandırmaktır

Yardımımız her zaman sağlanabilir. Ama bizim kahramanca işler yapabilecek, özveride bulunabilecek ve hizmet edebilecek ruhlara ihtiyacımız vardır. Kaplarını saf İlahi enerji için hazırlayanlara, ki Bizler her zaman saf kalpleri doldurmaya hazırız.

BEN Babaji.

© Tatyana Mikuşina, 2021

————————-

[1] Sevgili Babaji, 5 Aralık 2009: “Mesajların nasıl okunması gerektiği ve Elçi’ye nasıl davranılacağı hakkında bir sohbet”; 20 Haziran 2010, “Sizin için neyin daha önemli olduğuna karar vermeniz gerekiyor: Bu dünya mı yoksa İlahi Dünya mı?”

[2]  “Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz. (Matta 5:13)

[3] 1926’da Nikolay Konstantinoviç Roerich, Mahatmalar adına Moskova’ya gitti. N. Roerich, bağlantılarını kullanarak Sovyetler Birliği liderleriyle, özellikle G.V. Çiçerin ve A.V. Lunaçarski ile görüştü. Halk komiserleriyle yaptığı toplantıda Nikolai Roerich, onlara Mahatmalar’dan Moskova komünistlerine verilmek üzere bir mektup ve içinde Burkhan Bulat toprağı bulunan bir sandık verdi. Ne yazık ki Sovyetler Birliği liderleri, Üstatların işbirliği önerisini kabul etmedi.

[4] Sanat Kumara, 19 Aralık 2020; “Gezegenin kaderi, karanlık zamanlarda kendi Alevinizi nasıl koruyacağınızı bağlıdır”

KAPAT