III. Topluluğun Bir İşareti Yüksek Ahlaktır

III
Topluluğun Bir İşareti Yüksek Ahlaktır

“Agni Yoga – Topluluk” kitabından derlenen Kısa Rozari.

AUM TAT SAT. AUM

Batıl inançları, cehaleti ve korkuyu ortadan kaldırıyoruz.
Cesareti, iradeyi ve bilgiyi şekillendiriyoruz.
Her türlü aydınlanma çabası memnuniyetle karşılanır. Cehaletten kaynaklanan her türlü önyargı ifşa edilir.
Emekçi, işbirliğinin ve topluluğun temeli bilincinde yanıyor mu?
Eğer bu alev, zihnini çoktan aydınlattıysa, bizim dağlarımızın Öğretisi’nin işaretlerini öğren.
Emekçi, belli başlı bilmece ifadelerden korkma.
Her satır, sadeliğin en yüksek ölçüsüdür.
Emekçilere ve arayanlara selam olsun!

AUM TAT SAT. AUM

1. Temel bir yanlış anlama, çalışmanın bir dinlenme olduğu ile ilgili olacaktır. Birçok eğlencenin kaldırılması gerekecek. Her şeyden önce, bilim ve sanatın eserlerin eğlence olmadığını, eğitim olduğunu anlaşılmalıdır. Pek çok eğlencenin bayağılık yuvaları gibi ortadan kaldırılması gerekecek. Eğitim cephesi, bira içerek zaman geçiren aptalların yuvalarını temizlemesi gerekir. Aynı şekilde, küfür kullanımı çok daha ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Aynı şekilde, dar uzmanlaşma da kınanmalıdır. (63) [1]

AUM

2. Açgözlülük kaba bir cehalettir. Böyle kötü huylu bir uyuzdan, ancak gerçek bir işbirliği kurtarabilir. Açgözlü bir adamın yüzünde bir damga vardır. Kendisi kalple ilgilenmez; onun kadehi acıdır. Ve açgözlü bir insan için İnce Dünya sadece bir azap kaynağıdır. (113)

AUM

3. Biz cahilleri sevmiyoruz, evrimin imkanlarını dehşet içinde çiğneyen korkakları sevmiyoruz.
Ateş söndürücüler, Işıktan nefret edenler, hangi taraftan sürünerek gelirseniz gelin hepiniz aynı değil misiniz? Bilginin ateşini söndürmek istiyorsunuz; ama cahil bir topluluk bir zindandır, çünkü topluluk ile cehalet bağdaşmaz. Bilmek gereklidir. İnanmayın ama bilin! (119)

AUM

4. Ceset yenilmez ama öldürülen hayvanlar yeniliyor. Şu soru sorulmalıdır: “Fark nerede? Öldürülen bir hayvan bir ceset değil midir?” Pratiklik açısından et tüketmemenizi tavsiye ederiz. Elbet de çürüyen hücreleri tüketmenin zararlı olduğunu herkes farkında. Fakat bu çürüme ne zaman başlar? Yaşam fonksiyonlarının durduğu andan itibaren, vücut koruyucu ışıltısını kaybeder ve hemen çürüme başlar. Dolayısıyla ceset yenilmemesi ile ilgili dünyevî bilgi ikiyüzlülüktür. Bu nedenle çürümenin daha az olduğu unlu gıdalarını, süt ürünlerini ve bitkisel gıdalarını öneriyoruz. (148)

AUM

5. Bitkilerin yaşam süreçlerinin hayvanlara benzediği doğrudur, ancak bitkilerde çürümenin çok daha geç başladığı görülmektedir. Taze sebzeler veya büyük ısıda kurutulmuş olarak [tüketmek] daha iyidir. Yağsız, mayasız ekmek daha iyi. Tereyağı ve bitkisel yağlarda yeterince yağlı madde vardır.
“Vejetaryenlik” ifadeniz talihsiz: özüne göre değil, ilkelere göre bir bölünmeyi vurguluyor. Toplulukta yiyecekler bitkisel olmalıdır, çünkü topluluk üyeleri en üst düzeyde yararlılığı takip etmelidirler.
Yolda seçici olmayalım. Her türlü reçinenin yararlılığını unutmayalım. Yolda, günde iki kez yemek yemenin yeterli olduğunu hatırlayalım. Masada fazla oturmuyoruz. (148)

AUM

6. Toplulukta kesinlikle kabul edilemez nitelikleri hatırlatalım; cehalet, korku, yalan, ikiyüzlülük, açgözlülük, hırsızlık, sarhoşluk, sigara içmek ve küfür. Birisi, “Melekleri mi toplamak istiyorsunuz?” söyler. O zaman soracağız: “Yer yüzünde herkes yalancı veya sarhoş mu? Cesur ve dürüst bir çok kişiyi tanıyoruz.” “Gereksinimler çok yüksek” diye tekrarlayacaklar. Cevap vereceğiz: “Sizde herkes küfürbaz ve açgözlü müdür?” Tüm bu koşullar, servetini eşiğinin altında saklayan küçük burjua için korkutucu. Bizde, Himalayalar’da uzun zaman önce bahsedilen koşullardan korkmayan insanlar var.

AUM

7. Topluluk üyelerini gözlemlemenizi tavsiye ederim. Eğer birisi tüm koşulları karşılayamıyorsa, onu tüm işbirliği olanaklarından mahrum bırakın. İnsan gibi olma arzusu duyana kadar hayvan gibi olsun.
Bilinç, toplumu kabullenmediği sürece en küçük engel aşılamaz gibi görünür. Geleceğin görevi açıksa, tüm zayıflıkların üstesinden gelmek mümkündür. Geleceğe bağlanmayı düşünün ve şimdinin korkusu ortadan kalkacaktır. Söylenenleri ağdalı ifadeler olarak algılamayın, taşçılar, taş kalplerinizi yontun. Kalpten sonra beyin taşlaşır.
Kusurlarınızın üstesinden gelmek isteyeceğinizden şüphe duyan var mı? Başlangıç olarak yalan söylemeyin, korkmayın ve her gün öğrenin. Bunu topluluk üyelerine tekrarlamak gerekli değildir, ancak sözde üyeler olabilir ve bunlar frengi hastalığı gibi izole edilmelidir. (178)

AUM

8. Genç iş arkadaşlarını büyük ölçekte çekmek arzu edilir. Öğretmen gereksiz gevezelik etmektense yoğun araştırmayı tercih eder. Karanlık, korkanların üzerine çöker, onlar apaçık bir zararı, komşunun başındaki yeni bir saç telinden daha az fark eder. Dedikodu ile meşgulken topluluğu düşünmek mümkün mü? Ancak iftiracıların yeni şehirlerin surlarının dışında tutulabileceğini bildiğimizde zorluk azalır. (208)

AUM

9. İftiracılar, kötülüdikleri her şeyin listesini gözden geçirsin. Bu, insanın evrimsel keşiflerinin bir listesi olmayacak mı? Hiçbir iftira, evrimin sonucunu etkilemez. Ancak iftira, yaşam yakıtını tüketir ve faydalık açısından ortadan kaldırılmalıdır. Aptalca bir aşağılayıcı söze, genellikle net bir düşünce eşlik etmez, ancak iftira karanlıkta doğar ve düşünce, uçan bir baykuş gibi sessiz bir şekilde onu taşır.
Birisi, “İftiraya neden bu kadar önem veriyorsunuz?” diye soruyor. Soran, enerji ekonomisi hakkında bilgi sahibi değildir.
Yolun çöp içinde olmasına üzülmeye gerek yok ama çöpü atanların vay haline! (208)

AUM

10. Her tür zorlama kınanır. Zorla kölelik, zorla evlendirme, zorla çalıştırma, öfke ve eleştiri uyandırır. Ancak tüm zorlama biçimleri arasında en suçlu ve çirkin olanı – zorlama topluluktur. Her zorlama tepkiye mahkumdur ve zorlamanın en kötü şekli de en kötü tepkiye mahkumdur. (219)

AUM
AUM TAT SAT. AUM

[1] Agni Yoga “Topluluk” kitabından alınan paragraf numarası, parantez içinde belirtilmiştir.

KAPAT