Bilge kişi Tanrıyı kalbinde arar

Sevgili Melhisedek

4 Mayıs 2005

 

BEN Melhisedek.  BEN size Tanrı’nın bu Elçisi aracılığıyla geldim.

BEN nadiren geliyor ve Dünya’daki insanlarla nadiren iletişime giriyorum ve bugünkü konuşmam bir istisnadır.

Muhtemelen Melhisedek tarikatının rahipliğini duymuşsunuzdur.

Fakat büyük bir çoğunluğunuz bunun neyle ilgili olduğunu tam anlamıyla tahmin edebiliyor mu?

Tarikatım belirli bir dine bağlı değildir. Ve bireyin ruhsal başarıları göz önüne alınarak Melhisedek ruhban sanıyla ödüllendiriliyor, yoksa kişinin dış kilisede işgal ettiği dış makamlarına göre değil.

Ve Melhisedek rahipliği makamı, kişinin bir dışsal kilisede sahip olduğu dışsal makamına göre değil, bireyin özünde var olan ruhsal kazanımlarına göre bahşediliyor. Dünyadaki dini mezheplerin en yüksek ruhani liderlerinden hiçbirinin Melhisedek imamı rütbesine sahip olmadığına şaşıracaksınız.

Ben imamlarımı içsel seviyede kutsuyorum ve dikkate aldığım temel nitelik, Tanrı’nın İradesine tam ve koşulsuz bir bağlılıktır.

Melhisedek ruhbanlık şanı ile inisye olma hakkı kazanmış bireylerin, yedi temel ışınların ve beş gizli ışınların testlerinden geçmeleri zorunludur. Bu yüzden imamlarımın omurga boyunca bulunan tüm 12 çakraları açıktır. Ama en önemli şart, 13 ışının veya altıncı gizli ışının sınavın geçilmesidir.

Evet, sevgililerim ben altıncı gizli ışının veya on üçüncü ışının hiyerarşisiyim. Ve benim ışınımın çakrası, üçüncü gözünüzün çakrasıyla ve taç çakrası arasında bulunmaktadır.

Şaşırabilirsiniz ama geleneksel dinlerin sınırları içerisinde kendini hapsetmiş insanlar için bu çakranın açılması imkânsızdır, Bunun nedeni, dünyadaki mevcut dinî mezheplerin hiçbirinin Tanrı’a gerçek hizmet gereklerini karşılamamasıdır.

Bu din takipçilerini, gerçek hizmetten ve Tanrı’ya olan gerçek saygıdan ayıran pek çok doğma ve sınırlama vardır.

İmamlarım kural olarak münzeviler, yogalar, dedelerdir, onlar formalite olarak her hangi bir geleneksel inanca bağlı olabilirler. Fakat onlar benim emirlerimi, nasihatlerimi ve davranış kurallarımı takip ediyorlardır.

Davranış kurallarım ise çok serttir. Ve her şeyden önce Tanrı’nın İradesine tam bağlılık ve İlahi Ana enerjisinin saflığını korumaktır. Benim ışınım, İlahi hizmetin ve İlahi saflığın ışınıdır.

Fakat sizi herhangi bir resmi din ve inançla karşı karşıya bırakmayı niyetim yoktur. Dinler vardırlar ve onlarla çatışmanın ve onlara karşı çıkmanın faydası yoktur.

Kilise enstitüsü de dahil olmak üzere medeniyetinizde mevcut olan tüm kurumlar ortalama bilincinize uyarlanmıştır ve onun seviyesini yansıtır.

Ve eğer bir kişinin inancı, Tanrı fikri, toplumdaki ahlaki ve etik davranış standartları ile ilgili bilincinde katı sınırlamalar varsa, o zaman yalnızca o kişi bilincini değiştirebilir, bu sınırlamaların üstesinden gelebilir ve sınırlarının dışına geçebilir. Ve ilk adım, bilincinin doğasında var olan sınırlamaları anlamak ve bunları aşmayı istemek olacaktır.

Bu sevgililerim, insanların bilinçlerindeki sınırlamalarının, hatta bazen kasıtlı olarak oluşturulan sınırlamaları, tepedeki dini yöneticiler tarafından insanları manipüle etmek ve insanları kendi bencil çıkarları kullanıldığı için tüm dini savaşların nedeni olmuştur.

Tamamen anlamsız kısıtlamaların hâlâ dini hoşgörüsüzlüğe ve dini çatışmaya neden olduğunu görmek, bana acı veriyor.

Sevgililer, Tanrı’nın hiçbir sınırlaması yoktur ve mevcut dini görüşlerin çoğu eninde sonunda ortadan kalkacaktır. Bu sadece ilgili tarihsel gelişim periyoduna özgü İlahi Hakikatin geçici bir kıyafetidir.

Ve yeterince yüksek bir bilinç seviyesine sahip insanlar için, uzlaşması imkânsız olan en önemli çelişki dışında, herhangi bir din ile herhangi bir dünya görüşü sistemi arasında, hiçbir çelişki yoktur.

Sevgililerim, çok ince ve çok hassas bir konuya geldim. Daha önce Melhisedek ruhban tarikatının imamlığının, Tanrının İradesine koşulsuz olarak bağlı olduğunu söylemiştim.  Ancak Tanrı’nın bu İradesinin nasıl anlaşılacağı her zaman bir soru olmuştur.

Aslına bakılırsa sevgililerim ilgili tekâmülleri geçmediğiniz müddetçe, İlahi İrade ile ilgili anlayışınızın ve varsayımınızın, Gerçeğe uygun olduğundan tam olarak emin olamazsınız.

Ve Tanrı’yı anlama konusundaki bilgisizliği de dahil olmak üzere, kitlelerin bilgisizliğini kendi bencil amaçları için kullanan pek çok insan var.

Ve gerçek din anlayışına bağlı olan insanlarla, sahte olan arasındaki sınır, herhangi bir din veya inanç arasından geçmiyor.

Bu sınır sevgililerim insanların kalplerindedir. Ve pek çok sayıda samimi hizmetçiler ile içlerinde Tanrı’ya dair hiçbir şey mevcut olmayan, ancak Tanrı ve hizmet hakkında en çok konuşan sahte hizmetçiler de var.

Sizler onların doğru sözlerini duyuyorsunuz, hatta doğru eylemlerini bile görebilirsiniz.

Ancak bu insanlar gerçek İlahi İradeyi takip etmeyecek ve onlar gerçek hizmetkârlar olmayacaklardır.

Sevgililerim dünyanızda, Tanrı’nın gerçek hizmetkarları ile sahtelerini bilincinizde ayırt edebileceğiniz size rehberlik edecek herhangi bir kriter var mıdır?

Bu soru zamanınız için öncelikli bir anlam kazanıyor. Ama bu sorunun cevabını 2000 yıl önce Sevgili İsa vermişti.

Meyvelere göre karar vermelisiniz, sözlere ve eylemlere göre değil – sadece meyveye göre. Çünkü doğru kelimeleri duyabilir ve doğru eylemleri görebilirsiniz, ancak meyve – bu eylemlerin sonucu olarak – çürük olur.

Bu nedenle, her ne kadar zaman hızlanmış olsa da ve meyveler artık çok daha hızlı olgunlaşıyorsa bu ise bir bütün olarak Dünya gezegenindeki karmanın hızlı geri dönüşüyle bağlantılıdır, kısa bir zaman dilimi için yargılama yapamazsınız.

Tanrı’nın İlahi İradesine ve İlahi hizmete uygun olan her şey asırlar boyu yaşayacak ve şu veya bu Öğretinin veya İnancın taşıyıcısı olan hizmetkarlardan daha uzun ömürlü olacaktır.

İlahi hizmete uygun olmayan her şey ise çok geçmeden çürük meyvelerini ortaya çıkaracaktır.

Aranızda sabırsız olanlara, hemen cevap almak isteyenlere bu veya şu yeni moda dini akım veya tarikatın İlahi İradeye ne derece uyumlu olduğu konusunda dolaylı bir fikre sahip olmak isteyenler, verilen öğretinin temel şartlarını incelemelidirler.

Şimdi size bu dolaylı işaretlerden birkaçını listeleyeceğim.

Çağların değiştiğini ve kozmik döngülerin tersine döndüğünü biliyorsunuz. İllüzyonun daraltma döngüsü başladı ve bu döngünün süresi çok büyük olacak. Dolayısıyla illüzyonun daraltılmasına yönelik olan her şey dolaylı olarak Allah’ın İradesine uygunluğun göstergesi olacaktır.

Bir örnekle açıklayacağım. Sizin içinizde ebedi ve fani parçanız vardır.

Ve eğer gereğinden fazla dışsal gelişmeye veya dışsal refaha özen gösterildiğini görüyorsanız, o zaman değerlendirmeye çalıştığınız öğretinin, bu dünyaya ait herhangi bir önceliğin onaylanmasıyla ilişkili hükümleri üzerinde daha ayrıntılı olarak durun. Bu, ritüellerin ve kilise dogmalarının aşırı takip edilmesi, bedensel tapınağın sağlığına aşırı ilgi veya fiziksel planda rahat bir varoluşa sahip olma arzusu olabilir.

Egonuzun, bu fiziksel dünyaya olan her türlü bağlılığınızın üstesinden gelinmelidir. İncelediğiniz öğretide egonuzun aşılması, gerçek olmayan parçanızdan vazgeçilmesi konusunda neler söylediklerine bir bakın. Ve artık yeni çağın size verdiği bu evrensel standartla, her dinin her pozisyonuna yaklaşabilirsiniz.

İzlenimlerinizi dışsal bilinciniz aracılığıyla değil, bilincinizin İlahi Hakikate maksimum yakınlaşan bakış açısına göre oluşturmayı deneyin.

Ve şunu her zaman bilmelisiniz ki, sizin dışınızda size ve ruhunuza zarar verebilecek hiçbir şey yoktur.

Yalnızca kendi eksiklikleriniz ve kusurlarınız sizi şu veya bu dine veya şu veya bu inanca çeker. Bu yüzden herhangi bir dini organizasyona girmeden önce dürüstçe ve açıkça kendinizle konuşun.

Sizi ne motive ediyor, bu öğretiye veya mezhebe girmenizi sağlayan şey nedir?

Sağlınızı iyileştirme çabası mı?

Maddi durumunuzu iyileştirmek mi?

Bu dünyada kendinizi gerçekleştirme çabası mı?

Başkalarına yardım etme isteği mi?

Sizi harekete geçiren nedeniniz, İlahi Olan’a ne kadar yakınsa, takip etmeyi seçtiğiniz öğretinin İlahi Hakikat ve Gerçek İnanç ile tutarlı olması ihtimali de o kadar yüksektir.

Unutmayın ki bu dünyada her şey titreşimlerine göre birbirine çekiliyor. Ve sizler ruhunuzun evriminin belirli bir aşamasında ve belirli bir anda size en iyi öğretiyi ve en iyi öğütleri verebilecek tam da bu inanca ve o dini akıma doğru çekiliyorsunuz.

Ve sizin paranız ve adaklarınız şeklinde hem manevi enerji hem de maddi enerji ile bu dini besleyen insanların enerjisine dayanmasaydılar, yanlış olduğunu düşündüğünüz tek bir din, tek bir dini hareket var olamazdı.

Bilge kişi Tanrı’yı, Tanrı’yı yaşadığı tek yerde, yani kalbinde arar.

Daha az bilge kişi ise bilgeliği kendi dışında, dış dinlerde ve inançlarda arar. Ve o derslerini Yolda almaktadır

Melhisedek tarikatındaki imamlar, her canlının kalbinde ikamet eden Tek ve Bölünmez Tanrı’ya hizmet ederler.

Bugün size çok önemli bir nasihat verdim. Ve yeni dinler, elçiler ve mezhepler denizinde bir rehber olarak size yararlı olacağını düşünüyorum.

 

BEN Melhisedek.

 

KAPAT