Tanrı Şiva
5 Ocak 2006
BEN Şiva. Elçim aracılığıyla size tekrar gelen. Dünyaya olan özenizi kalbinizde koruyun. Bu ifadenin anlamı hakkında düşünün. Bu ifade yüreğinizin içindeki barışı veya huzuru hakkında konuşmakta ve bu ifade sizi çevreleyen her şey ile ilgili özeninizi korumanızı söylemektedir. Bu cümle ayrıca etrafınızdaki her şeyle ilgilenmenizi de söyler. Aslında, sizi çevreleyen her şey, içinizde ne olduğuna bağlı. İçsel durumunuza bağımlılığınız mutlaktır. Ve duygu ve düşüncelerinizin yönetilmesinde mükemmeliyete ulaştığınızda, dışınızda bulunan içsel durumunuza hiçbir şey etki edemez. Dünyada ne kadar da farklı bilinç seviyeleri vardır. Bildiğiniz gibi Dünya gezegeninde yaşayan pek çok insan için yukarıda söylediklerim tamamen anlamsız gelecektir. Ve bu ifadenin içerdiği derin Bilgi, onların bilinçlerinde en ufak bir iz bırakmadan geçip gidecektir.
Neden? Çünkü bilinç seviyeleri ve titreşimlerin seviyesi bu sözlerin anlamını yakalamasına fırsat vermiyor. Titreşimleri, sizin oktavınızda mümkün olan diyapazonun en tepesinden bulunan insanlar, bu sözlere cevap verebilir ve onun anlamına nüfuz edebilirler. Aslında sizi çevreleyen her şey, bilinciniz sayesinde varlığını sürdüren ve desteklenen kocaman bir illüzyondur, dünyanızda bulunmanızın ve sizi çevreleyen her şeyin ilginizi çekmesi sayesinde vardır. Dikkatiniz nereye yönelik ise enerjiniz o yöne doğru akmaktadır. Enerjiniz, düşündüğünüz, ilginizi çeken şeylere akmaktadır. Bütün insanların çevrelerindeki gerçekliliğe karşı ilgilerini aynı anda kaybettiklerini hayal edin. Hepinizde aynı anda dünyanızın şeylerine, bu eşyalara sahip olma arzusu yok olduğunu tasavvur edin. Dünyanızda zevk elde etme ilginizi kaybederdiniz.
Bu, varoluşunuzun anlamını kaybedeceğinizin demek değildir. Sadece var oluşunuzun anlamı diğer daha ince ve şeffaf oktavlara taşınır. Bu durumda sizi çevreleyen dünyaya ne olurdu? Bu dünya sona ererdi ve yavaş yavaş bir serap gibi kaybolurdu. BEN Şiva. Ve ben size geliyorum, çünkü bu evrende gerçekleştirdiğim fonksiyonlardan birisi de, dünyaları küçültmektir. Ben illüzyonları yok edenim. Ve ben illüzyonları küçültme sürecini yönetiyorum. İllüzyonun yok olması için bilincinizin Gerçeğe doğru yüzünü dönmesi gereken an gelmiştir. Elçim aracılığıyla sizi ziyaret etmem ve sizinle sohbet etmem size tesadüf gibi görünüyor. Hayır sadece, bedende bulunan ilk önce az miktardaki bireyin, daha sonra ise daha fazla ve fazla miktarda bireyin verdiğimiz Bilgiyi kavrayabilecek anı gelmiştir.
Dünyanız bir demet ağaca benzer. Ve bir kibritle birkaç kuru ağacı yakarak tüm demetin tutuşması yeterlidir. Bizler şimdi aranızdan yanabilecek olanları arıyoruz. Çünkü tüm ağaçlar henüz hazır değil. Pek çoğu daha henüz yaştır. Ama gittikçe büyük miktarda birey titreşimlerimizi ve verdiğimiz yeni Bilgiyi özümseyebilecek, tüm dünyanız alev alacak ve illüzyonlu dünyanızdan bir iz bile kalmayacaktır. Kozmik ölçülere göre bu süreç fazla uzun sürmeyecektir. Bu yüzden sizin aranızda araştırıyor ve Ateşi taşıyabilecek olanları arıyoruz. Işığı, enerjiyi, titreşimlerimizi.
Bizler bu yüzden, bilincinizde çevrenizdeki dünyaya tutunmaya devam edenlerin, geçmişe ait olduklarını söylüyoruz. Konservatif düşünce ve bilinçlerinin geri kalmışlığının etkisiyle, eskiyi savunmayı tercih eden insanlar her zaman var olmuştur. Ve her zaman yeniye doğru çabalayan insanlar vardır. Bizler böyle insanları arıyoruz. Aranızdan, yeni düşünceyi ve yeni bilinci kavrayabilecek insanları arıyoruz. Bizler bilincinde, çevresindeki illüzyonların sınırları dışına çıkabilecek olanları arıyoruz. Yükseklere çıkmak. İnce dünyalara doğru. Yıldızların dünyasına doğru.
Ana gezegenin sınırlı dünyasını bırakmak ve yuvadan, evrenin enginliklerine doğru uçmak. Bizler cesur ve çabalayanları arıyoruz. Yeni ve bilinmezlikten korkmayanları arıyoruz. Aranızda kim bilinmezliğe doğru adım atabilir? Biliyorsunuz ki bilincinde çevrenizdeki üç boyutlu dünyanın sınırlarını aşabilen insanlar, Yüksek Dünyaları tanımak için yükselebilirler. Yaşam bitmez. Yaşam sonsuzdur. Yaşam sadece yeni formlara dönüşür. Ve bu süreç ebedi harekete, ebedi dönmeye benzer. Hiçbir zaman bitmeyen ve hiçbir zaman durmayan. Tek bir kışı geçirmeyenler, kıştan sonra ilkbahar daha sonra ise yazın geleceğini inanmazlar.
Şimdi Dünya gezegenindeki var oluşunuz, bilincinizde yarattığınız çok sert bir kış şartlarında yaşamayı andırıyor. Ve bu durumunuzun geçici olduğunu anlamanız gerekir. Ve o, değişecektir. Bu yüzden bizler bilincinizi değiştirmenize çağırıyoruz. Değişikliklere hazır olmaya. Daha yüksek hallere doğru çabalamaya. Bu, sizi çevreleyen yaşamda almaya alıştığınız mutluluklardan mahrum kalacağınız demek değildir. Sadece algılamanız incelecektir. Ve hissedebileceğiniz zevkler, tüm beklentilerinizi geçecektir. Çünkü hiçbir dünyevi zevkler, ince dünyalarda hissedebileceğiniz zevklerle kıyaslanamaz bile.
Bilincinizin kademeli değişimi, uygarlığınızın bulunduğu bu zor etabı mümkün olduğu kadar rahat geçeceğinin bir teminatıdır. Bildiğiniz gibi, eğer kuş doğduğu yuvadan ayrılmaya acele etmiyorsa, özenli anne onu yeni hayata doğru teşvik ediyor. Uçmanın özgürlüğünü elde etmek için. Ama bunun için ilk adımı atmalı, insani bilincinizin sınırları dışına çıkmalı ve dünyanıza ve dünyanızın sınırlamalarına bağlı olmayan kategorilere göre düşünmeyi öğrenmelisiniz.
BEN Şiva. Ve ben bilincinizde illüzyonları nasıl yok edeceğinizi size öğretmeye geldim.
