Davranışlarınızın sonuçlarını sürekli analiz etmeli ve Öğretinizi anında çamura bulayanlara öğretmeye kalkışmamalısınız

Sevgili Kuthumi

26 Aralık 2006

 

BEN Kuthumi. Bugün Elçimiz aracılığıyla size gelen. Zamanı geldiği için özümsemeniz gereken Öğretimizin bir sonraki bölümünü vermeye geldim. Zaman öyle ki yaşamınızda karşılaştığınız her Tanrısal tezahür, ruhlarınız için bir bayramdır. Çünkü ruhlarınız geldikleri ve dönmeleri zamanı gelen, İlahi Dünyayı özlemektedirler. Bu yüzden İlahi Dünyadan size bir haber ilettiğim ve kısa tavsiyeler verdiğimin her seferinde çok mutlu oluyorum.

Pek çoğunuzun beni sevdiğini ve benimle konuştuğunu biliyorum. Dalga boyuma ayarlandığınızda sizi hemen hemen her zaman duyabilir ve düşüncelerinizi algılayabilirim, çünkü benim görevim budur. Bu şekilde ben pek çoğunuzu tanıyorum. Ve taşıdığınız problemlerinizi de biliyorum. Bu yüzden elimden gelen her şeyi yapmaya, karşınıza çıkan problemlerin köklerini açıklamaya ve zorluklarınızın sebeplerini kendi içinizde aşabilmeniz için size bir impuls vermeyi çok istiyorum.

Bu yüzden bugün pek çoğunuz için aktüel ve önemli bir şey hakkında konuşacağız. Ve bu, etrafınızdaki ama öğretinizi, tavsiyenizi, yaşam şeklinizi ve dünya bakışınızı anlamayan ve kabul etmeyen insanlarla olan ilişkilerinizle ilgili olacaktır. Ne yazık ki tüm insanlar çok farklı gelişim aşamalarında bulunuyorlar. Ve aranızdan pek çoğunuz bilinç seviyesi bakımından hâlâ bir önceki, dördüncü kök ırkına aittir. Büyük çoğunluğunuz beşinci ırkın çeşitli alt ırklarına ait ve belirli çok az sayıda birey beşinci ırkın son alt ırka ait ve çok daha az sayıda altıncı ırka aittir. Henüz zamanı gelmemiş ama bu ırkın ilk öncüleri özellikle sabırsız olanlar, deneme bedenlenmelerini şimdi tecrübe eden bireyler de vardır.

Irkların gelişim tarihini ilgilendiren şeyler uzun bir tartışma konusudur ve bu Mesajın konusu değildir. Dikkatinizi çekmek istediğim tek şey, hepinizin kendi evrimsel gelişiminin farklı aşamalarında bulunduğunuz, tartışılmaz bir gerçektir. Bu yüzden bilinçleriniz arasındaki fark bazen öyle büyük ki, zaman zaman farklı diller konuştuğunuzu sanırsınız, ilgilendiğiniz alanlar ve bilinç seviyeniz arasında da bir o kadar büyük bir fark vardır. Bu yüzden bir dahaki sefere öğreti vermeyi ve sizin fikrinize göre nasihate ihtiyacı olanlar arasında bakış açınızı yayma isteği ortaya çıktığında, bu Mesajımı ve İsa’nın sözlerini hatırlayın, “Domuzların önüne incileri atmayın.” (1)

Verilen her şey bilinç seviyesine göre verilmeli ve size gayet aşikâr gelen, artık dikkatinizi çekmediği pek çok şey, bakış açınızdan uzak insanları şoke edebilir.

Daha da kötüsü, onlarda bir dizi negatif duygular yol açabilir. Ve bu durumda sizce karma kimin üstüne yükleniyor? Eğer tahmin etmediyseniz, size ben söyleyebilirim, karma size yükleniyor. Çünkü evrimsel gelişimin daha üst seviyesinde bulunan birisi, yalnızca kendi eylemleri için değil, yanlış davranışa sebep olduğu insanların eylemleri için de tüm karmik sorumluluğunu da taşımaktadır.

Bu, insanların yanlış davranışlarının karmasından tamamen kurtuldukları anlamına gelmez. Benim söylemek istediğim, karmanın büyük bir kısmı size yüklenmekte, çünkü onları yanlış davranmaya sizler sebep olmuşsunuzdur. Bu yüzden öğüt ve birilerine yaşamlarında nasıl davranmaları konusunda nasihat vermeden önce bunu yapmanıza değip değmediğini defalarca düşünün.

Sorumluluğunuz, evrimsel basamağın bulunduğunuz seviye ile doğrudan orantılıdır. Bu, içinize kapanmanızı, insanlarla ilişki kurmaya ve onlarla ruhsal konularda konuşmayı bırakmanızı anlamına gelmiyor. Sadece davranışlarınızın sonuçlarını sürekli analiz etmeli ve öğretinizi anında çamura bulayanlara öğretmeye kalkışmamalısınız.

Sözlerim üstünde düşünün. Yaşamda nasıl davrandığınızı, farklı hayat olaylarına ve kargaşalarına nasıl tepki verdiğinizin, en iyi örnek olacağını daima hatırlayın. Tüm nasihatleriniz, davranışlarınızdan ibaret olacaktır. Ve davranışlarınızın meyvelerine göre, insanlar sizin nezdinizde dinlemeye ve akıl danışmaya değer olan kişiyi tanıyacaklar. Bu dünyada, cidden ele almanız gereken tek insan, kendiniz olduğu konusuna tekrar eğiliyorum. Ve tüm gücünüzün ve becerilerinizin en değerli uygulaması bizzat kendinizsinizdir.

Birilerinin yanlış davrandığı hususunda düşünmeyin ve onun nasıl davranması gerektiği konusunda düşünmeyin. Kendinize yoğunlaşın ve başka insanların davranışları ve sözleri sizi niçin rahatsız ettiği üstünde bir düşünün. Sizi rahatsız eden şeyler, geçmişinizdeki yanlış davranışlarınızın tezahürü olarak sizde de mevcut olmasından dolayı olmasın.

Fiziksel dünya, kusurlu bilincinizi yansıtan bir aynadır. Bu yüzden birisinin yaşamında sürekli cahillikle ve anlayışsızlıkla karşılaşması, bu özelliklerin kendisinde var olduğunu tahmin etmek doğal olurdu. Ve eğer sizler başka insanlar tarafından sürekli düşmanca saldırılarla karşılaşıyorsanız sizin içinizde, insanların size böyle davranmalarına iten negatif enerji vardır.

Bugünkü konuyu bizler pek çok defa işledik. Ve sizler belki bütün bunları pek çok defa okumuş ve duymuşsunuzdur. Ancak bana gönderdiğiniz düşünceleriniz, sizin kendi düşünceleriniz, bu küçük Öğretiyi ve çok iyi bildiğiniz ama nedense kendinize uygulama konusunda riske girmediğiniz Gerçekleri size yeniden tekrarlamaya mecbur bırakıyor.

Bana bu Öğretiyi size yeniden tekrarlama imkânı verildiği için mutluyum. Ve aranızda bazılarınız bu Öğretiyi pratikte de uygulayabilirse daha da mutlu olacağım. Ve söylediğim bütün bunların sizinle hiçbir alakası olmadığı gibi gözükse bile, yine de bu Mesajı bir kenara koymaya ve rafa kaldırmak için acele etmeyin. Bu Mesajı en azından üç kere değişik günlerde ve çeşitli zamanlarda, farklı bilinç durumundayken okumayı deneyin. Ve sanırım üçüncü defa okuduğunuzda bu Mesajın sizinle doğrudan alâkalı olduğunu anlamaya başlayacaksınız.

İnanın bana insan psikolojisini çok iyi tanıyorum ve Dünya’daki binlerce bedenlenmem boyunca psikolojik problemlerden oluşturduğunuz bilmeceleri çözmek bana daima zevk vermektedir. Size her zaman yardım etmek bana mutluluk vermekte, resmime bakarken kalbinizde söylediğiniz veya bir kâğıda yazmaya ve meleklerimizin çalıştığı kusursuz postadan bana göndermeye riske girdiğiniz yardım dileklerinize her zaman cevap vermekteyim. Mektubu yaktığınızda ve koruyucu meleklerin bu mektubu bana veya başka bir Yükselmiş Üstada vermeleri için çağrı yaptığınızda, fiziksel mektup yanıyor ama onun enerjitik, ince özü belirttiğiniz adrese anında ulaşıyor, bunu biliyor muydunuz?

Bugün size kısa bir Öğreti verdiğimden dolayı mutlu oldum.

 

BEN Kuthumi. Size olan büyük bir Aşkla ve yardım etme isteğiyle.

———————————————–

(1) “Kutsal olanı köpeklere vermeyiniz. İncilerinizi domuzların önüne atmayınız. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.” Matta 7:6

 

KAPAT