Sevgili Meryem Ana
9 Temmuz 2009
BEN Meryem Ana, size gelen. Son buluşmamızdan sonra Rusya’da hâlâ beklenilen Yeni Çağın gelişini uzaklaştıran olaylar gerçekleşti. Bazı kişileri kurnazca kullanarak onlar aracılığıyla hareket eden karşıt güçlerin direnişiyle karşılaştık. Rusya’daki varlığımı her zaman yakın tutmaya çalışırım. Ve olan her şey yüzünden, endişeleniyorum. Her şeyin kötüye gittiğini söylemiyorum. Umarım her şey yolunda gider. Ama çabalarınızı yönlendirmelisiniz. Rusya’yı bekleyen kutsal zamanları yakınlaştırmak için bazı günlük çabalarda bulunmalısınız.
Mesajıma üzgün notalarla başladım. Ama sizler de her şeyin istenildiği gibi, ben ise “Düşünüldüğü gibi” eklerim, gitmediğini hissediyorsunuz. Ancak kollarımızı kavuşturup beklemeyeceğiz. Sizden çabalarınızı iki, üç misli artırmanıza rica etsem, çağırıma cevap vereceksiniz, değil mi? Bazıları için bu dualarını arttırması, bazıları için ise fiziksel planda somut işler gerçekleştirmeyi üstlenmesi demektir. Sizler çok şey yapabilirsiniz. Ve eğer verdiğimiz tavsiyelere ve günün telaşı arasından yüreğinizden yükselen sakin sese düzenli olarak kulak verirseniz, bizler pek çok şeyi kısa zamanda yapabiliriz. Şimdi nihai hamle için tüm gücü toplamak gerekir. İste şimdi beklenen değişimlerinin önce Rusya’da daha sonra tüm dünyada ne hızla olacağına karar veriliyor.
Size tüm detayları söylemeyeceğim, kimin hangi adımları atması gerektiğini belirtmek benim işim de değildir. Herkes kendi işini yapmalı. Hizmetimi ince planda gece gündüz ara vermeden sürdürüyorum. Ben fiziksel plana mümkün olduğu kadar yakınım. Ve her gün bana gönderdiğiniz tüm dileklerinizi ve hatta serzenişlerinizi dinliyorum. Bazen bana söylediğiniz pek hoş olmayan şeyleri de dinlemeye hazırım. Bir şeyin farkına varabilmek için bazen bunu kendinizin dinlemesi gerekir. Ve bana söylediğinizde siz kendiniz de bunu dinliyor oluyorsunuz. İçinizde çok derinlerde pek çok bedenlenmenin problemleri yerleşmiştir.
Suretime yaklaşıyor ve içsel monologunuzu başlıyorsunuz. Sizler bütün sözlerinizi duyduğumu farkında değilsiniz. Ve İlahi fırsat izin verdiğinde yardım etmeleri için size hemen melekleri gönderiyorum. Yardım ince planda anında geliyor. Ve bu yardımın fiziksel planınıza yerleşmesi için belirli bir süre zamanın geçmesi gerekiyor. Ama bazen yardımın gelmesine dek bekleyemiyor, bana serzenişlerinizi gönderiyor ve memnuniyetsizliğinizi belirtiyorsunuz. İlahi fırsatın akışı anında kesilmektedir. Ve bir sonraki sefer pişman olarak ve ağlayarak suretime geldiğinizde, size tekrar yardım ediyorum. Ama sonra her şey tekrarlanıyor. Ve beşinci veya yedinci defa aynı şeyi istediğinizde artık size yardım etmeye acele etmiyorum. Çünkü sizler her dileğinizle melekler grubuna yüklediğiniz tüm sorumluluğun farkına varmamışsınızdır.
İsteklerinizin ve hareketlerinizin konusunda tutarlı olunuz. Bazen karmanız kaderinize karışmama izin vermemekte ama yardım etmem için bana her gün, pek çok defa, bir sene veya daha fazla süre boyunca dilekte bulunuyorsunuz. Ve gayretiniz ve çabalarınız görünmez engeli kırmakta ve yardım geniş bir nehir gibi varlığınıza ve hayatınıza akmaktadır.
İlahi merhamet sınırsızdır. İnce plandan yardım gelecektir. Bu yardımı kullanmayı öğrenin. İlahi fırsatlarını negatif çalkantılarınızla kesmeyin. Eğer zamanın büyük bir kısmında İlahi Dünya ile uyumunuzu koruyabilseydiniz, size yardım etmemiz ne kadar daha kolay olurdu. Dünya gezegenin fiziksel planını değiştirme ilerleyişimizde çok daha başarılı olurduk. Dengeden çıktığınızın her seferinde sizler birer küçük volkan gibisiniz. Etrafınızda her şey sarsılıyor ve elementaller sizden kaçıp uzaklaşmaya çalışırlar, çünkü titreşimleriniz çevrenizde bulunmalarına izin vermemektedir.
Yüksek sesli bozuk ritimli bir müzik açtığınızda, elementaller ve meleksi varlıklar bu korkunç müziğin dinlendiği alanı panik içinde terk ederler. Denge o derece bozuluyor ki ince planda düzeni sağlamakla sorumlu hiçbir varlık birkaç gün boyunca bu müziğin dinlendiği alana girememektedir. Ve sizler her gün müziği açtığınız için şehirleriniz ve yerleşim alanlarınız birer çöl gibidir, ince planın tüm sakinleri bu çölleri terk etmiş ve size yardım edememektedirler. Size büyük ölçüde elementaller krallığı, hava, ateş, su ve toprak elementlerin aracılığıyla yardım ediyoruz. Bu gibi davranışlarınızla size yardım etme imkânından bizi mahrum bırakıyorsunuz.
Bizim ahenkli bir ortama ihtiyacımız vardır. Ve dünyada hâlâ huzur ve barış dolu bir ortamın bulunduğu yerlerde sadece orada bulanarak bile iyileşiyorsunuz. Elemental yaşamının binlerce varlığı size yardım edebilir ve sizi iyileştirebilirler. Bu nedenle bir düşünün, doğanın tüm krallıkları arasında uyumun hüküm sürdüğü, insanların mutlu oldukları ve hayatın kendisinden sevinç duydukları zamana geri dönme vakti gelmemiş midir? O günlerde onlar elemental yaşamını görür ve bu tıpkı sizin kedileri, köpekleri ve kuşları görmeniz kadar doğaldı.
Bilincinizi yukarıya yükseltmeye çağırıyorum. Kafes içinde yaşadığınızı, kendi kendinizi bu kafesin içinde soktuğunuzu ve bu kafesi şehirlerinizin çölüne koyduğunuzu bilincinize ulaştırmaya çalışıyorum. Tüm değerler sistemini, yaşamın tüm alanında olan ilişkilerin tekrar gözden geçirme vakti gelmiştir. İnsana yakışmayan şartlar içinde bulunduğunuzu bilincinize nasıl ulaştırılabilir? Uygarlığınızın “nimetleriyle” daha cesurca ayrılmaya bakın ve sizler Gerçek nimetler, ebedi değerler elde edeceksiniz.
Doğa boşluk kabul etmez ve her bir negatif özelliğinizin yerine İlahi özellik gelecektir, her beşeri bağımlılığınızın yerine İlahi huzur, ahenk, barış, sevinç ve mutluluk gelecektir. Hayatlarınızda eksik olan işte bunlardır.
Bugün, ulaşmak için çabalamanız gereken zirveleri görebilmeniz için bakışlarınızı, alıştığınız ufkunuzun üzerine yönlendirmeye çalıştım.
BEN Meryem Ana.
