Üstat Morya
4 Haziran 2010
BEN El Morya! Bugün çoktan zamanı gelmiş olan çok ciddi bir konuşma için geldim. Ve yalnızca Dünya gezegeninin evrimine karşı sonsuz Hizmet etme isteğimiz ve Aşkımız Mesajlarımızı şimdiye dek vermemizin sebebidir. Ancak her şeyin bir sonu var ve karşılığında bir şey vermeden enerjimizi sonsuza dek kullanmak imkânsızdır. Bizler Dünya gezegeni insanlarına verdiğimiz Işık için sorumluyuz ve ciddi bir konuşma yapmanın anı gelmiştir. Şimdi, bugünkü sohbetin konusunu belirttiğimde, birkaç yıl öncesine Elçimizle çalışmaya başladığımız zamana geri dönüp bakmanızı isterim. O sevinci ve ümitleri hatırlıyorsunuz değil mi! Yükselmiş Grubun yeni İlahi Lütfun tezahüründen dolayı ne kadar sevinçli olduklarını hatırlıyorsunuzdur! Bir müddet geçti ve yapılanın değerlendirme vakti geldi.
Hiçbir zaman Işığı düşüncesizce sağ sola dağıttığımız olmamıştır. Size sunmuş olduğumuz kredimizin, hesabınızın geri ödeme vaktiniz gelmiştir. Elçimiz aracılığıyla beş yıllık çalışmanın sonucunda fiziksel planda neye ulaştınız? Bizler Öğretiyi bu bedbaht zaman boyunca mümkün olan en yüksek seviyede verdik. Rusya’ya ve tüm dünyaya açılan İlahi fırsatın bu sefer gerçekleşeceğine dair büyük bir ümit besliyorduk. Elimizde ne var? Elçimize karşı zapt edilemeyen, dizginlenemeyen saldırılar. Sonu gelmeyen mahkemeler ve davalar. Ve sonuç ve her şeye kapak olarak Rusya’nın bürokratik çarkın arasında Aşramın toprağın tek bir iz bırakmadan kaybolması gibi görülmemiş bir olayımız da vardır.
Beş yıllık çalışmalarımızın harika sonucu! Dünya insanoğluyla çalışma tecrübeme inanın. Işık Misyonumuz şimdiye dek hiçbir zaman engelsiz ve sorunsuz geçmemiştir. Her zaman işbirlikçilerimize karşı karanlığın hizmetkârlarından tam bir ordu saldırmaktaydı. Işık Misyonlarımızı her seferinde bedenlenmeye yönlendirdiğimizde, Elçimizi hazırladığımızın her defasında, insanoğlunun aklı başına geleceğini ümit etmekteyiz. Işık Misyonları, beşeriyet ortamının Işığa, Göklerin sizinle paylaşmaya hazır olduğu İlahi olan her şeye karşı ne kadar saldırgan kaldığını karar verdiğimiz bir çeşit turnusol kâğıdın görevini görmektedir.
Bir acı tecrübemiz daha, insanoğlunun Altın Çağına girme testini geçemediği bir olayımız daha var. Bildiğiniz gibi yaklaşık yüz yıl önce Rusya’da Işık Misyonlarımızdan birisine girişilmişti. O zaman şimdiki Elçimiz misyonunu gerçekleştirmeye hazırdı ve çar ailesi Romanovlar’da bedenlendi (1). Geçen yüzyılın başında olup biten acı sonucu biliyorsunuz: tüm çarlık ailesi kurşuna dizildi. Ve ülke için açılmaya hazır olan gelecek, uzun bir yüz yıl boyunca kapanmış oldu. Bu süre zarfında ülke Tanrısız, inançsız diz boyu kan revan içinde kaldı. Şimdiye dek bile Rusya’daki insanlar geçen yüzyılın başında müsaade edilmiş tanrısızlığın ve kural tanımazlığın meyvelerini toplamaktadırlar. Tanrı merhametli ve sabırlıdır. Ve bizler tekrar Elçimizi donattık ve tekrar Rusya’ya. Bu ülkenin muazzam ruhsal potansiyelini, Rus halkın gerçek inanca hasret kaldığını bilerek, bu sefer Misyonumuzun başarılı olacağını ummuyorduk. Beş yıllık çabalarımızın sonucu Elçimizin ince bedenlerinde kapanmayan yaralarıdır. Evet, karşıt güçlerin kullandığı metotları değişmiştir. Ama özünde insanların bilincinde hiçbir şey değişmemiştir. İlahi fırsatlara karşı çıkma metotları daha karışık bir karaktere bürünmüştür. Karşıt güçlerin emrinde şimdi bürokrasi sistemi, mahkemeler ve hatta yeni icat internet de bulunmaktadır. Bu genel çürüme tablosuna bakmak üzücüdür.
Dünyadaki insanlarla milyonlarca yıl boyunca çalıştığımız belirli metotlar vardır. Ve bizim temel metodumuz, Elçilerimizi ve Peygamberlerimizi gönderiyor ve habercilerimizin eylemlerini takip ettiği reaksiyona göre, insanoğlunun gelişiminde ne kadar ilerlediğine karar veriyoruz. Zamanınızın ortaçağından hiçbir farkı yoktur. Sadece metotlar değişmiştir. Bu yüzden Elçimizin etrafında gelişen durumu şimdi dikkatle izliyoruz. Rusya, testinden geçmektedir. Rusya, halkların önderi olma hakkını kazanması için kendi testinden geçmektedir. Ülke, çeşitli hükümet elitinin, bürokratik sisteminin, kitle iletişim araçlarının temsilcileri nezdinde kendi testinden geçmektedir. Halkın tüm katmanları kendi testlerinden geçmektedir. Ve kendi testini ulusun kolektif bilinçsizliği, Rusya’nın egregorunu (2) geçmektedir.
Şimdilik bir karar vermek için yetkilendirilmiş değilim. Ben sadece şimdiki durumun bizim yükselmiş bilinç durumumuzdan nasıl göründüğünü söylemek için geldim. Rusya’nın muazzam potansiyelinin önceden olduğu gibi gerçekleşmemiş kaldığını görmek çok üzücüdür. Dahası, Mesajlarımızdan alınan enerji çarpıtılmakta ve karma yaratılmaktadır. Yeni bir karma. Bildiğiniz gibi karmik borçların ödenmesi gerekir. Bu sefer Rusya’yı ne beklemekte? Şimdi tahminlerde bulunmayacağım. Özümde ben bir iyimserim. Ve katı olmama ve bir baba sertliğime rağmen durumun değişmesi ve Rusya’nın üstündeki vahşi canavarın belkemiğinin sonsuza dek kırılması için bütün çabamın yüzde yüzünü ortaya koyuyorum.
Yardımınıza ihtiyacım var. Günün 24 saati bilincinizi mümkün olan en yüksek seviyede tutmaya çalışın. Bu durumda ben ve Mavi Alev melekleri dünyanızda bulunabiliriz. Bilincinizin her türlü olumsuz durumu, hissettiğiniz her türlü eleştiri, içinizde ortaya çıkan her türlü negatif durum, Rusya ve tüm dünya için İlahi fırsatını uzaklaştırıyor. Bizler pozisyonlarımızı korumaya çalışıyoruz. Ve her biriniz Elçimize karşı hissettiği tutuma göre Armagedon’da bu ve öteki tarafta durmaktadır. Bir pozisyon almamak imkânsızdır. Sizler titreşimlere göre, prensipleri özünüze yakın olan tarafa çekiliyorsunuz. Şimdiye kadar hiç kimse Tanrı’yı kandıramadı. Ve şimdi Dünya gezegeninde yaptığımız çalışma, Tanrı’ya karşı gelme yolunu seçenleri ortaya çıkartmayı amaçlamaktadır. Üzgün bir Mesajla geldim. Ama daha fazla susmanın Kozmik imkânı yoktur.
BEN El Morya!
© Tatyana Mikuşina, 2010
———————————-
(1) Tatyana Mikuşina bir önceki reenkarnasyonunda, Ruş imparatoru II.Nikolay’ın en büyük kızı Olga Nikolaevna Romanova olarak bedenlenmiştir. 16 Temmuz 1918 gecesinde kendisi, tüm ailesi ve birkaç hizmetli ile beraber kurşuna dizilmiştir. (Çev. Notu)
(2) Egregor- Okültizimde, insanların düşünceleri ve duygularıyla oluşturdukları düşünce formudur. Bir nevi eşyanın ruhu, yüklenilen anlam pozitif olabildiği gibi negatifte olabilir. (Çev. Notu)
