Tanrı Maitreya
31 Aralık 2010
BEN Maitreya. Sizler, birçoğunuz beni beklediniz. Ve gelişi Yeryüzü insanlarına önceden kehanet edilmiş, geleceğin Buda’sı olarak beni beklemeye devam ediyorsunuz. Dünyaya kendi gelişim için insanlığı bizzat ben hazırlıyorum. Sırlar Okuluma girmek için hazır olanlarla bizzat ben ilgileniyorum. Birçoğunuz benim davetimi aldınız. Bu Elçi aracılığıyla kutsamamı birçok insana bahşettim. Ve benim Elmas Işınım, Tanrısallığınızı uyandırmak için hazırdır. Risk alarak benim gözetimim altında Tekâmüllerini geçmeye karar veren bazılarınız ilk adımlarını atma cesaretini gösterdiler. Ancak hiç kimse daha ileriye gidemedi. Şu an Yeryüzünde bedende bulunan insanlık için sınamalar çok ağır geldi.
Şimdiki insanlığın Tekâmül Yolunda hızlı evrimleşme yeteneğine olan tüm şüphelerimize rağmen, bizlerin bile cesaretimizin kırıldığını söylemeye geldim. Sizler için Maya’nın cazibesinin, Yükselmiş Üstatlar’ın çağrısından daha güçlü olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar geniş ölçekli bir denemeye daha önce hiç girişmemiştik, binlerce insan ebedi Hakikatlere aynı anda dokunma ve direkt Mesajlarımız aracılığıyla Sonsuz Yaşam iksirini doğrudan içme fırsatını elde etti.
Bizler ise yanlış hesap yaptık. Çünkü Bilgi ne kadar kolay ulaşılabilir ise, bugünkü nesil tarafından ona verilen değer de o kadar az oluyor. Eğer daha gizli hareket etseydik, belki ilgi daha büyük olabilirdi. Bununla beraber, bizler amacımıza ulaştık. Mesajlarımıza temas eden herkesi izleme fırsatını bulduk. Tepkilerinizi görme şansını yakaladık. Ve koyu bir dindarlığın ve yapmacık bir tebessümün ardında saklanabilen şeyler, ince planda tüm görkemiyle bizlere aşikâr oldu.
Bu sebeple, en azından ben memnunum. Üstatlar’a karşı senli benli tavırlarınız ve Mesajlarımızda yazılanlar sizin hakikat algılayışınızla ne kadar örtüştüğü veya örtüşmediğiyle ilgili hakir gören düşünceniz, bizlere, yaşamınızın çoğunu gerçek Sırlar Okulu’nda geçirmiş olsaydınız anlatabileceğinizden çok daha fazla şeyleri anlattı.
Öncelikle ben, adanmışlık ve içtenliği, ayrıca öğrencilerimin bana karşı hissettikleri İnancı ve Aşkı takdir ediyorum. O zaman onlara ilgimi verebilir ve yorulmak nedir bilmeden yaptıkları işlerin karşılığında gülümseyebilirim. Ve yıllarca sürecek ilham verici işleri yapmaya yüreklenmeleri için benim gerçek öğrencilerime bu gülümseyişim yeterli olmaktadır. Dolayısıyla, davet edilenler çoktur ancak seçilenler çok azdır. Ve tıpkı bitki tohumlarından çok az bir kısmının yeni bir yaşam verme fırsatına sahip olması gibi, bugün yaşayan insanların da çok az bir kısmı evrime devam edebilecektir.
Terazinin bir kefesinde, arzularınızı tatmin etme, duyularınızı doyurma isteği, terazinin diğer kefesinde ise Ebedi Yaşam ve evrime devam etme şansı durmaktadır. İnsanların çoğu ise gerçek kaynağı bir kenara bırakıp bir serabı seçiyorlar. Elbette ki bu yalnızca şimdiki yaşamınızın bir sonucu değildir. Yüz binlerce yıl boyunca daha Üçüncü, Dördüncü Kök Irktayken sizler hep egonuzun lehinde seçimler yaptınız. Bu yüzden şimdi bizler, pek çok insanın ruhuna, en azından bizim tarafa gereken saygıyla bakmaları için pratikte, son şansı vermekteyiz. Ama – hayır…Bitmek üzere olan bu yılın sonunda sizlere keyifsiz bir Mesaj veriyorum. Ancak, Karmik Kurulu’nun da teyit ettiğine göre, aslında her şey daha da kötü görünmektedir. Geriye kalan tek umut bedende bulunan ve dünyanın günahlarını dengede tutmaya çalışan o çok az sayıdaki kişilerdir.
Yasa’ya göre; dünyanın karmasını dengede tutabilmesi için bireyin fiziksel planda bulunması gerekir. İnsanlığın geri kalanı nasıl yardımcı olabilir? Sanırım, her zaman olduğu gibi, gözlerinizi Göklere doğru çevirmeniz ve yeni karma yaratmamaya çalışmaktır. Gelecek Irklar için gereken şartların yaratılması şimdilik erteleniyor. Öncelikle, illüzyona fazlaca kapılanların zihinlerinde her şeyi yerli yerine oturtmak gerekiyor. Bizzat kendinizin yaratmış olduğunuz karmanın bütün meyvelerini tatmanız gerekir.
İllüzyon bu etapta daha güçlü çıkmıştır. Ancak bu geçici bir üstünlüktür. Ama elbette, şu an bedende bulunanlar için bu geçici üstünlük, şu anki yaşamlarının sonuna kadar devam edebilir. İlahi mucize tecelli edebilir ve illüzyon başka yöne dönebilir. Bunun için ise dünya nüfusunun yalnızca yüzde biri iştiyaklarını Ebedi Yaşam’a yönlendirmeli ve çevredeki illüzyonu reddetmelidir. Kabul etmelisiniz ki bu, yerine getirilmesi gayet mümkün olan bir koşuldur. Bununla birlikte, bizim çizdiğimiz Yol’u takip edebilecek dünyada, ne yüzde biri, ne de binde bir oranında bir nüfus bile şimdilik bulunamamıştır.
Kolay bir Yol vardır. Ve o her zaman açıktır, yeter ki üzerinde yürümeyi isteyin. Ve daha zor bir yol da vardır; acıların, dertlerin, hastalıkların, savaşların, felaketlerin yolu… Ve astrolojik dönemlerin bütün dönüm noktalarında, büyük bir kararlıkla bizim bakış açımıza göre insanlık daha zor yolu seçiyor. Belki de insanlık kolay bir yol aramıyordur ve bütün sınamalara sonuna kadar dayanabilenler, sanırım, başarılarının seviyesi bakımından beni geçeceklerdir. Bu yüzden, tüm sınamalara başarıyla dayanmanızı ve cehaletinizi, tutkularınızı ve arzularınızı mümkün olan en kısa sürede yenmenizi dilerim!
BEN Maitreya.
© Tatyana Mikuşina, 2010
