Sevgili İsa
6 Ocak 2010
BEN İsa. Beni seven ve yolumu gözleyen sizler için geldim. Biliyorum sevgililerim, benim Yolumu seçenler için etraftaki dünya karanlık ve yoğundur. Nerede olursanız olun kendinizi yabancı hissettiğinizi de biliyorum. Sizler bu dünyadan değilsinizdir. Çünkü sizler İlahi dünyanın lehinde tercih yaptınız. Ve Dünya’ya sunduğunuz Hizmet, benim taşıdığım Hizmet’e benzemektedir. Ve kendinizi bana, benim titreşimlerime uyumlamayı başardığınız zaman, sizin aracılığınızla dünyanıza gelebiliyorum. Kısa bir süreliğine. Yine de dünyanızı görebildiğim bu fırsat için Tanrı’ya minnettarım. Bu çok nadiren gerçekleşiyor. Ve buna ihtiyacım var. Çünkü sizlerin aracılığıyla Tanrı, daha önce benim aracılığımla yaptığı gibi dünyanıza bakabilme fırsatına sahiptir.
Sanki beni anlıyormuşsunuz gibi sizlerle konuşuyorum. Ancak insanların çoğu, kudretli Üstatlar’ın nasıl olup da dünyanızda bulunamadıklarını anlayamamaktadır. Maalesef, bu böyledir, sevgililerim. Bizler dünyanızda çok nadiren ve kısa bir süreliğine bulunabiliyoruz. Ve bu da ancak Hizmet Etme’ye hazır bir kap bulunduğunda gerçekleşmektedir; kendisini öyle hazırlamış ki, ben veya Üstatlar’dan herhangi birisinin mabedinizde belli bir süre hazır bulunabilecektir. Arta kalan zamanda ise perde o kadar yoğundur ki; minimum seviyede doğrudan bulunmak bile mümkün değildir. Bizler Akaşa kayıtlarına bakarak ya da Kardeşliğin efir oktavlardaki kutsal tapınaklarına gece uykunuz sırasında veya geçiş yaptıktan sonra geldiğinizde, anlattığınız hikâyelere göre dünyanızla ilgili bir izlenim oluşturabiliriz.
Sizlere bütün bunları, dünyanızla ilgili sorumluluğunuzu hissedebilmeniz için anlatıyorum. Yalnızca bedende bulunan birisi dünyanızda eylemde bulunabilir. Bizler ise ancak Tanrı’nın İradesi’ne tamamen teslim olması ve yaşamını Hizmet’e adamayı gönüllü olarak seçmesi durumunda bu kişi aracılığıyla hareket edebiliriz. Bu kolay görünüyor, sevgililerim. Oysa gerçekte, her birinizin aurasında karma denilen, dönüştürülmemiş çok fazla negatif enerji bulunmaktadır. Ve Kardeşliğe Hizmet için kalplerinizde, sağlam bir isteği, içtenlikle ifade ettiğinizde, sizler Tekâmül Yolu’na adım atmış olursunuz. Kardeşliğin bazı işlerini yerine getirmeye gerçek anlamda hazır oluncaya kadar geçecek olan süre, yedi yıldan daha az olmayacaktır.
Bu yedi ya da daha fazla senede ise, bu Yoldaki konumunuza bağlıdır, sizler Hizmet Etme yeteneğinizi Kardeşliğe her gün ispat ediyorsunuz. İçinizde her gün, bu veya şu karmik enerji dönüştürülmek üzere açığa çıkıyor. Ve içinizde bulunan her bir kusurlu tezahürle baş edebilme yeteneğinizi kanıtlamak zorundasınızdır.
Bedenlenmiş insanlar arasında kusursuz olan yoktur sevgililerim. Çok büyük olmayan bir kusursuzluğa sahip olsanız bile, sizler dünyanızda bulunamazdınız. Çünkü şu an gezegenin en karanlık saatidir. Ve bu zaman esnasında Üstatlar’ın hiç birisi bedende bulunamazlar. Bizler kısmi bedenlenmeler için teşebbüslerde bulunuyoruz. Ancak varlığımızın dünyanızda mümkün olabilmesi için titreşimlerimizi sizin dünyanızla eşitlemek zorundayızdır. Bunun için, tıpkı dibe inmek için kendine taş bağlayan bir dalgıç misali, bizler de titreşimlerimizin eşitlenmesi ve Dünya gezegeninin fiziksel planının titreşimlerine maksimum düzeyde yaklaşması için kendimizi karmayla yüklüyoruz. Bu durumda bizler yoğun perdenin içine dalıyoruz ve bilincimiz artık Yüksek anlayışı algılayamamaktadır. Yükselmiş bir Üstadın kısmi bir bedenlenmesi, Dünya gezegeninde, kendi İlahiliğini hatırlayabildiği ve yaşamın zorluklarına göğüs gerebildiği koşullara rastlanması çok nadirdir.
İşte tam da bu yüzden bizler Elçilik kurumunu kullanıyoruz. Bedenlenmesinden önce bizim Elçimiz olma sorumluluğunu üzerine alan bir kişi, tıpkı Kardeşliğe Hizmet etmek isteyen her birinizde olduğu gibi, yedi yıldan daha az bir sürede gerçekleşmeyen sınamalardan ve testlerden geçer. Ondan sonra yemin etme şeklinde bazı yükümlülükler üzerine alır. Ve daha sonra bizler onu yeniden sınamalara tabi tutarız fakat bu sefer daha ciddi bir şekilde. Ve birey, Elçilik görevi için sınamalara dayandığında, bizler ona Hizmet etmesi için fırsat veririz. Bu fırsat Elçilik Pelerini diye isimlendirilen şeyle kuvvetlendirilir. Diğer bir ifadeyle, bizler belirli miktarda bir enerjiyi, Elçinin enerji potansiyelini belli bir seviyede sürekli olarak tutmak için kullanırız. Sizin dünyanızın şartlarında, Elçi doğru yönü Pelerin’in sayesinde koruyabilmektedir. Ve aranızdan, Elçimizi gerçek anlamda kabul eden, O’na ve O’nun şahsında Kardeşliğe hizmet etmeye hazır olanlarınız, otomatik olarak bizim koruma alanımıza girmiş olurlar.
Diğer taraftan, Elçimize karşı yönlendirilmiş düşük nitelikli düşünceler ve en önemlisi eleştirel düşünceler size geldiğinde ya da Elçimizi hedef alan eylemlerde bulunduğunuzda ya da sözler söylediğinizde, koruma gücünü yitiriyor ve o ana kadar Elçimiz aracılığıyla bilincinizi destekleyen bütün o enerji karmaya dönüşüyor. Elçimize kusursuz bir yaratım olarak değil de Kardeşliğin işlerini fiziksel plandaki temsilciliğini yapacak kadar kendisine güven duyulmuş birisi olarak yaklaşmak çok akıllıca olacaktır. Dünyanızdaki her şeyde olduğu gibi, Elçilik Pelerini de iki yönlü bir etkiye sahiptir.
O, bir yandan Elçimize gerçek anlamda kendini adamış, O’na karşı bir hürmet ve sevgi besleyen insanların bilinçlerini yeterince yüksek bir seviyede korumaya yardım ederken, diğer yandan ise, Elçimize karşı yöneltilmiş her hareket, eleştirel düşünce ya da duygu, Elçimize muhalefet eden kişinin aleyhine döner ve çok ciddi olan ve Tanrı’ya karşı yaratılan karmaya denk bir karma yaratır. Bugünkü sohbetimiz sizlere, Üstatlar’ın bedenlenmesine fırsat veren meselelere ve sayesinde Üstatlar’ın dünyanızda birçok görevi yerine getirdikleri Elçilik kurumuna değinen bazı açıklamalar verdi. Sanırım, bugünkü sohbetimiz pek çoğunuz için yararlı ve öğretici olmuştur.
BEN İsa.
