Sevgili Surya
10 Mayıs 2005
BEN Surya.Yüce Merkezi Güneşi’nden Tanrı’nın bu Elçisi aracılığıyla size gelen.
Bu Elçi aracılığıyla Mesajları iletme çalışmasına başladığımızdan beri sizler, iletmeye karar verdiğimiz gruba ait en son yeniliklerle ve en son Bilgiyle tanışma imkânına kavuştunuz. İleride çalışmalarımıza devam edeceğiz. Mesajları takip ediniz. Yalnızca yüzeydeki içeriği anlayamaya değil, bu Mesajların satır aralarını da okumayı deneyiniz. Göklerden gelen her gerçek Mesaj her şeyden önce çok katmanlığıyla ikinci, üçüncü ve dördüncü anlamların doygunluğuyla tanımlanıyor.
Evet, sevgililerim açıklamaların görünüşteki basitliği ve ulaşabilirliği, bu Mesajlar dış bilincinizin yanından geçecek ve ruhunuzun derin katmanlarını uyandırmaya zorlayacak bir Bilgi de içeriyor. Ve bizim temel görevlerimizden birisi içinizde gizli kalmış, uyuyan İlahi becerilerinizi uyandırmaktır. Fiziksel dünyanızın sınırları dışına adım atmanızı ve diğer Dünyayı, İlahi Dünyayı her zaman sizinle birlikte var olan ama onu görmemezlikten gelmeye tercih ettiğiniz veya onun var olmadığı süsünü verdiğiniz.
Böylece sizin için dünyanıza ait illüzyonlara teslim olmanız, rollerinizi oynamanız ve oyuncaklarınızla oynamanız daha kolaydı. Sizler algılamak istediklerinizi ve serbest iradenize göre bilincinizde izin verdiklerinizi algılayabiliyorsunuz. İnce dünya fiziksel duyu organlarınızla hissedilemiyor. Onlara dokunamazsınız veya göremezsiniz veya duyamazsınız. Ve İlahi dünyayla ilişkiye geçmek için fiziksel duyu organlarınızı öyle hassaslaştırmanız gerekir ki ince titreşimleri algılayabilecek bir duruma gelebilsinler. Duyu organlarınızın diyapazonu sanki genişliyor ve sizler ince dünyayı hissetmeye başlıyorsunuz.
Kaynağı çevrenizden olmayan kokular, hassas aromalar hissediyorsunuz. İç gözünüz önünde taşan ve dönen harika renkler görüyorsunuz, kıvılcımlar ve diğer ışık efektleri görüyorsunuz. Semanın müziğini işitmeye başlıyorsunuz, bizim dünyanın seslerini işitmeye başlıyorsunuz. Fakat tüm varlığınızla ulaşmaya gayretle çabalamanız gereken Tanrısallık duygusudur. Dünyamızla temas sırasındaki hiçbir şeyle kıyaslanamayan bir sevinç. Mükemmel bir huşu duygusu, belki o sizin ilk aşkınızı seyretmenizle kıyaslanabilir. Sevgilinizin. Ve bu duygu öyle yüce ki nefesinizle veya herhangi bir beceriksiz hareketle bu duyguyu korkutmanızdan çekiniyorsunuz.
Sizin dünyanız çok kaba titreşimlerle doludur. Ve dünyanızın keşmekeşi içinde İlahi ezgiye ayarlanmanız çok zordur. İşte bu yüzden size doğada, sessizlik içinde mümkün olduğu kadar çok zaman geçirmenizi tavsiye ediyoruz. Otların hışırtısı, kuşların ötüşü, hatta böceklerin vızıltısı bile dünyamıza en çok yakın olan seslerdir. Doğanın sesini dinlemeyi öğrenin, doğayı gözlemlemeyi öğrenin. Kendi aracılığınızla, bilinciniz aracılığıyla etrafınızdaki doğanın manzaralarını içinizden geçirin. Sessizlik içinde bir nehrin veya denizin kenarında veya ormanda veya tarlada bulunurken siz gerçekten İlahi bir Mabet’te bulunmaktasınız. Ve Tanrı’nın size ilgisi önünde mükemmel İlahi heyecan hissetmelisiniz. O, sizin için en mükemmel Mabetler inşa etmiştir.
Ve doğada bulunmanız Mabet’e gidiyormuş gibi olmalıdır.
O’nun Mabedinde bulunurken ve İlahi heyecan hissederken, Tanrı’ya her sessiz dakikası için teşekkür edin. Çünkü ince dünya, şehirlerde veya hatta küçük yerleşim birimlerinde bulunurken bile size yaklaşamaz. Yalnızca doğada, medeniyet denilen izlerin bulunmadığı yerlerde, bizim dünyamızın yüksek titreşimleriyle temas kurabilisiniz. Ve pek çok insan için bizim dünyamızın titreşimleri dayanılmazdır. Bu yüzden doğaya gittikleri zaman yine kendilerini rock müzikle veya sigarayla veya içkiyle, et mangal kokusuyla sağırlaştırmaya çalışıyorlar. Doğada yaygın olarak dinlenme şekli size gerçekten tanıdık gelmiyor mu?
Bütün iş ise sevgililerim, titreşimlerinizin uyumsuzluğundadır. Pek çok insan fiziksel ve astral planın düşük titreşimlerine kendilerini öyle bağımlı kılmışlar ki doğada sessizlik içinde bulunmak onlar için bir işkencedir. Bu yüzden eğer Tanrı’yla ilişkiye geçmeyi çabalıyorsanız ve bizim dünyamızla ilişkiye geçmek için çabalıyorsanız, haftada bir kere bile olsa doğaya çıkmayı ve güneşte, rüzgarın uğultusunda, kır çiçeklerinin kokusunda meditasyon yapmak için zaman ve imkân bulun. Ve bu doğal manzaralar ve sesler arasında dünyamızın titreşimlerini yakalamak sizin için çok daha kolay olacaktır.Tanrı’nın sizin için öngördüğü doğal hayat tarzına dönme vakti gelmiştir.
Kendinizle baş başa ve doğayla baş başa bulunduğunuz saatlerde hissettiğiniz ahenge göre ruhsal başarılarınızın seviyesine dolaylı olarak karar verebilirsiniz. Sizi temin ederim ki, astral ve fiziksel plana bağlı bir insan doğa manzarasını seyretmeye beş dakika bile tahammül edemez.Yalnızca, İlahi Dünyayla ilişkiye geçmeye hazır ruhlar doğayla olan ilişkilerinde dinginlik bulmakta ve mutluluk hissetmekteler.
Sizin şehirleriniz karanlık güçlerin öyle büyük bir yığılması ki kitle bilincinin lağımlarında ve modern denilen medeniyette hayatta kalmanız hayret vericidir. Yeni bilinç filizlerinin kendi yollarını, doğanın sessizliğinde açmaları gerekir. Ve zamanla yeni medeniyet şimdi var olan medeniyetin yerine geçecektir. Ve şimdiki medeniyetten farkı ise insan ile doğa arasındaki karşılıklı ilişkilerin uyumluluğu olacaktır. Ve inanın bana tüm sert iklim koşulları ve tüm olağanüstü mevsim şartları sizin kusurlu bilincinizin bir sonucudur. Bilincinizi değiştirin, bütün insanlığın bilincini kast ediyorum ve dünyanızdaki mevcut yaşam şartlar değişecektir. Ve şimdi binlercesi ile ölen ve medeniyetinizden resmen deliren elementaller, çok çabuk Dünya’da İlahi düzeni oluşturacaklardır.
Dünya öyle yumuşak iklimli ve öyle konforlu yaşam şartları olan bir gezegene dönüşecek ki evlerinizi ısıtmak için bu kadar çaba ve enerji harcamanıza gerek kalmayacaktır. Etrafınıza bakın. Sizler ve yalnızca sizler dünyanızın bulunduğu bu kusurlarından sorumlususunuzdur. Sizler ve yalnızca sizler tüm kasırgalar, doğal afetler, tsunamiler, olağanüstü mevsim şartları için sorumlusunuzdur. Bunlar kendi ellerinizin bir eylemi ve bilincinizin bir eylemidir.
Ve Yükselmiş Üstatların geleceğini ve evinizi düzene sokacaklarını beklemeyin. Hayır, sevgililerim, bu sizin gezegeniniz, sizin doğduğunuz evdir ve düzeni sizler sağlamalısınız. Bilincinizi, Dünya gezegeninde milyonlarca yıl bedenlenmeniz boyunca biriktirdiğiniz çöpten temizleme vakti gelmiştir. Şimdi bilincinizi temizlemeli ve evinizi, tüm Dünya gezegenini temizlemeniz gerekmektedir.
Gezegenin temizliğinden siz sorumlusunuz. Sizi dünyada nöbetçi olarak görevlendiriyorum.
BEN Surya.
