
Bugünkü Mesajım çok az kişi tarafından anlaşılacaktır
Tanrı
Şiva
19 Aralık 2021
Ben bugün ciddi bir sohbete
hazırım ve bugün hakkında konuşacaklarım, Mesajlarımızı
yıllardır okuyanlar arasında bile çok az kişi tarafından
anlaşılacağını açıkça anlıyorum.
Evrendeki her şey İlahi
enerji sayesinde var olduğu biliniyor. İlâhi enerji tüm
Yaradılışı kaplar ve varlığını destekler. İlahi enerji
gittiğinde, her şey dağılır çünkü maddeyi bir arada tutan şey
yoktur.
Sizin dünyanıza İlahi enerji, ışık taşıyıcıların
çakraları aracılığıyla girer ve fiziksel dünyanın varlığını
destekleyerek tümüne nufüz eder.
Bizler, Dünya’nın şu anda
kritik bir dönemden geçtiğinden bahsettik. Geçiş döneminin
başarılı bir şekilde geçmesi için insanlığın en iyi
temsilcileri bedenlenmeye gönderildi. Potansyelinde İsa varlıklar
olmaya hazır olan 144.000 bireyden bahsettik. Elçimiz Tatyana
aracılığıyla çalışmaya başladığımızda durum buydu. Bizler
Mesajlarımızın ve bedenlenen ışık taşıyıcıların
yardımıyla, gezegende hızlı ve acısız bir İlahi dönüşüm
gerçekleştirmeyi planlıyorduk.
Ancak, daha sonra planlanmayan
şey oldu.
Işık
taşıyıcıları, Mesajlarımızı okudular, Elçimizi dinlediler,
ancak tavsiyelerimizi takip etmediler. Mesajlarımız ve Elçimiz
aracılığıyla yüzlerce tavsiye ve öğüt verildi. Neredeyse
hepsi, pek çok ışık taşıyıcıları tarafından görmezden
gelindi.
Bu ne anlama geliyor? Her yanlış seçimden sonra
çakralar hafifçe kapanır, bu da dünyanıza giren İlahi enerjinin
akışını azaltır. Elçimiz aracılığıyla çalışan, İlahi
fırsatın açık olduğu 18 yıl boyunca, neredeyse tüm ışık
taşıyıcıları, son seçimini de dahil olmak üzere kendi
seçimlerini yaptılar. Işık taşıyıcıların çakraları, İlahi
Işığını dünyaya iletmeye bıraktı. Öğretiden biliyorsunuz ki
bir dünya İlahi enerjiyi alamıyor ise o yok olmaya mahkümdür. Bu
nedenle dünya, yakın gelecekte yıkılacaktır.
Elbete, ilahi
Kıvılcım’ın parladığı bedende bulunan bazı bireyler hala
vardır. Ancak, bu tür bireyler yok denecek kadar azdır.
Işık
taşıyıcıları seçimlerini yapıp çakraları birer birer
kapandıkça, ayırt etme armağanını ve diğer İlahi
niteliklerini kaybettiler. İlahi Hakikatin hem orada hem de burada
olduğunu düşünmeye başladılar. Ve Enerjilerimizi algılayan
organlar köreldiği için Mesajlarımızı okumak onları tatmin
etmemeye ve enerji getirmemeye başladı.
Enerjilerimizi
özümseyenmemesi, güçsüzlüğe, depresyona, yaşama arzusu
eksikliğine yol açtı. Işık taşıyıcıları pasif hale geldiler
ve psikolojiyi tahrip eden dış yıkıcı etkilere ve telkinlere
açık hale geldiler.
Birçoğu, sözde aşılama prosedüründen
geçerek İlahi özlerini değiştirmeyi kabul etti. Aslında bu,
Tanrı tarafından verilen süretin reddedilmesiydi. DNA’nın
yapısını değiştirilmesine izin vermekti. İlahi Kodun reddi
idi.
İnsanlar gönüllü olarak Tanrı ile olan benzerliğinden
vazgeçtiler. Ruhun ölümünden sonra fiziksel bedenin ölümü
gelir.
Önce insanlar İlâhi niteliklerinden vazgeçer, Bize,
Öğretimize ve Elçimize ihanet eder, sonra çakralar kapanır ve
Ruhun ölümü gerçekleşir.
Daha sonra gezegeni, işleri İlahi
evrime uygun olmayan insanlığını yok etmek olan karşıt güçler
tarafından ele geçirilir.
En gelişmiş yöntemler kullanılıyor.
Yiyecek, hava, su yoluyla, insanın enerji yapısını tamamen yok
eden zararlı maddelerle vücut dolduruluyor. Çeşitli radyasyonlara
maruz kalarak, çakraları hafifçe açık olan kişilerde bile çakra
sisteminin çalışmasını imkansız hale getiriliyor.
Dünya,
İlahi enerjiden giderek daha fazla kopuyor ve tam yıkıma daha da
yaklaşıyor.
Sebep, ışık taşıyıcıların seçimindedir: İsa
varlıkları olabilicek olan yüz kırk dört bin ışık taşıyıcısı,
yanlış seçimler nedeniyle Kutsallıklarını yitirmiş ve dünyaya
İlahi enerji aktarma işlevlerini yerine getirmeyi
bırakmışlardır.
Onlar ayırt etme yeteneklerini kaybederek
ihanet, dedikodu, manipülasyon, yalan, aldatma, dolandırıcılık
ve hırsızlık yoluna girdiler.
Bir çıkış yolu var mı? Ve
henüz Tanrı’nın Kıvılcımını kaybetmemiş olanlar ne
yapmalı?
Işık taşıyıcılarının çoğu enerji sistemi
tahrip olduğu için ince planda hareket etmenin bir yolu yoktur.
Savaş, ince düzlemde kaybedilmiştir. Fiziksel düzlemde hareket
etmek kalıyor. Sizler Ruh’un gerekli gücüne sahip olmadığınız
için şiddetsizlik ilkesini uygulayamazsınız. Dünyayı beyhude
kardeşlik savaşları bekliyor. Ancak, topraklarınızı, ailenizi,
evinizi korumak için haklı savaşlar vererek Yol’u
açabilirsiniz.
Ayırt ettme, sezgi ve diğer İlahi niteliklerin
yokluğunda, doğru seçimler yapmanın ve doğru yönde ilerlemenin
zor olduğunu çok iyi anlıyorum.
Doğru yönü tahmin ederek
hafızaya güvenmek ve dokunarak hafızadan hareket etmek kalır.
İnsan
benzinimsi bir varlıktan, insan süretine geri dönmek gerekir;
Zekayı ve onun eleştirel düşünme özelliğini, özgür
düşünmeyi, açık akıl yürütmeyi ve bağımsız düşünme
niteliklerini geri kazanmak lazım.
Yasama ahlakı ve vicdanına
göre yaşamayı geri döndürmek. Peygamberler ve elçiler
tarafından verilen Emirleri hatırlamak.
Hayatın tüm tezahürlerine güzelliği geri getirmek. Doğru müziği, mimariyi, resim örneklerini hatırlamak.
Gelişimin İlahi Yoluna geri dönmek kolay olmayacak. Ancak, Ruhunu korumak ve Tanrı ile birlikte olmak isteyenler için bu mümkündür.
18 yıl önce, 2002-2003 yılları arasında bu Elçiye – Tatyana’ya İlahi fırsatı veren Sevgili Alfa, Benden bu İlahi fırsatı geri aldığını size bildirmemi istedi.
18 yıl boyunca, bir buçuk 12 yıllık döngü boyunca, hiçbir girişimimiz ışık taşıyıcıları tarafından yerine getirilmedi. Kullanılmayan şey geri alınır.
Bugünkü Mesajım, Mesajlarımızı okuyanlar arasında çok az bir kısımı için anlaşılır ve henüz Mesajlarımızı okumaya başlamamış olanlar için ise tamamen anlaşılmaz olacaktır.
Aslında şu anda Mesajlarımızı Okumaya başlayan her yüz kişiden sadece biri en sonuncusuna kadar okuyabiliyor. İnsanlar okumayı unuttular ve bu nedenle düşünmeyi unuttular ve bu sebeple insan olmaya bıraktılar …
Ama bu özgür iradeye göre yapılmış, kendi seçiminizdir…
Sizlere veda ediyorum.
BEN Şiva!
© Tatyana Mikuşina, 2021
