Sevgili Lanello
16 Mayıs 2005
BEN Lanello. Bu Elçi aracığılıyla size tekrar gelen.
Elçiliğin esas özü hakkında önemli bir Öğreti vermeye gelen ben. Bildiğiniz gibi Amerika’daki son bedenlenmem sırasında Yüce Beyaz Kardeşlik Elçisi görevini yerine getiriyordum. Daha sonra bu makamı eşim Elizabeth ile paylaştım. Elçilik konusuna kim nasıl bakarsa baksın size tüm sorumluluğu ve açıkçılığıyla söylemem gerekir ki, bu görev son derece sorumlu ve tümüyle kendini adama ve Kardeşliğe tam bir feragatlik ve koşulsuz bağlılık gerektirmektedir.
Üstlenilen sorumluluklardan vazgeçmenin cezasının ağırlığı, Elçilik Pelerinine sahip olmayan normal insanların karmik cezasıyla kıyaslanamaz. Ve Kardeşliğe bu görevde hizmet etme vazifesini üstlenen bir kişinin sorumluluğu gerçekten çok büyüktür. Söz konusu olan insanlığa ince plandan Bilgi sunulması ve bu Bilginin kalitesi neredeyse tümüyle Elçinin kişisel özelliklerine bağlıdır. Ve Elçilik davranış kodeksinden çıkmanın karması normal insanların aynı ihlalinden çok daha ağırdır.
Fakat Elçi, bedende bulunan her insan gibi fiziksel dünyanıza özgü olan tüm güçlerin etkilerine maruz kalmaktadır. Ve bildiğiniz gibi büyük miktarda Işığın açığa çıktığı yerde bu Işıktan yararlanmak ve onun etkisini sıfırlamak isteyen karşıt güçler, Işığın güçlerine üstün gelmektedir. Bu yüzden Elçi daima karanlık güçlerden gelen tüm darbeleri ve saldırıları karşılayan ilk kişidir.
En temel tehlikelerden ve temel zorluklardan birisi işte budur. Her gün saldırılarla ve karşı koymalarla yüz yüze kalarak, baştan çıkmadan bu düşmanca güçlerle açık bir çatışmaya veya mücadeleye girmemek çok zordur. İşte bekleyen en önemli ayartma budur. Çünkü enerjinizi mücadeleye verdiğinizde ve çarpışmaya başladığınızda titreşimleriniz anında düşüyor ve sizler artık İlahi talimatları ve İlahi Hakikati fiziksel oktavınıza kusursuz iletildiğini garanti edemezsiniz. Elçinin temel görevlerinden birisi bilincini açık bir çarpışmaya girmesine izin vermeyen bir seviyede sürekli korumasıdır.
Bunu açıklamak çok zordur sevgililerim. Bir yanınız siz sürekli düşman enerjilerin merkezinde bulunuyor. Siz, resmen fiziksel olarak kendi üstünüzde bu düşmanca güçlerin etkisini hissediyorsunuz ve size özgü ayırt etme yeteneğinizle bu güçlerin yakınlarınız, çevrenizdeki insanlar aracılığıyla hareket ettiklerini görüyorsunuz. Ve aynı zamanda tümüyle tarafsızlığınızı korumak ve çatışmaya girmek için kendinize tek bir adım atmaya izin vermemeniz gerekiyor. Sizler çatışmanın merkezinde bulunuyor ve aynı zamanda çatışmada tam tarafsızlığınızı koruyorsunuz. Ona karışmıyorsunuz. Her şeyden önce İlahi Enerjinizin tek bir zerresini bu çatışmanın desteklenmesi için kullanmıyorsunuz. Unutmayın ki bu dünyadaki her şey size kristal bir telden gelen ve kendi serbest idarenize göre yönlendirme imkânınız olan enerjinizin sayesinde besleniyor ve hayatını sürdürüyor. Ve çevrenizdeki çatışmaya girmeye kendinize izin verdiğinizde, anında enerjinizi yanlış sınıflandırıyorsunuz. Sizler enerjinizi mücadeleye ve dolaysıyla bu dünyadaki olumsuz özelliklerin çoğaltılmasına ve illüzyonların çoğaltılmasına yönlendiriyorsunuz.
Mücadele anı üstünde bu kadar ayrıntılı durdum çünkü Summit Lighthouse’ın kaydığı kilit an işte bu an oldu.
Bildiğiniz gibi ak büyünün kara büyüden tek bir farkı vardır– o da bir tek de olsa kötü bir düşüncenin bulunmasıdır. Ve bu durumda ilk başta size göre karanlık güçlerine karşı haklı bir kızgınlık ve haklı bir mücadele kalbinizde büyütmeye başladığında, sizler kaygan bir yola giriyor ve enerjinizi iyi amaçlar için değil, illüzyonları çoğaltan güçlerin amaçlarına vermeye başlıyorsunuz. Bu çok ince bir andır ve şimdiye kadar bile pek çok Işık taşıyıcısı, Işık için haklı bir mücadele sürmeleri ve İyiliğin prensiplerini savunmaları, kötüyü ve onun temsilcilerinin bağlanmaları Tanrı’nın buyruklarına karşı olan aile eşlerinin bağlanmaları gerektiğini sanıyorlar.
Emirlerinizin (Mor Alev emirleri) enerjisini mücadele etmek için kullanmaya başladığınızda, İlahi Enerjiyi yanlış sınıflandırıyor, kara büyüyle uğraşıyorsunuzdur.
Bu anın inceliği, mutlak bir denge ve tam bir sükûneti koruyarak karanlık güçlerini bağlama işlerini yürütmeleri için dualarınızın enerjisini Melek Güçlerine, Başmelek Mikail’e vermenizdir. Ve bu durumda duaların enerjisini verebilmenin, çatışmaya girmeden bilincin tam dengesini korumanın ve kalbinde sevgi ve ahenk özelliğini muhafaza etmek gerçekten de bir usturanın ucundan geçmeye benziyor.
Yargılıyan bildiriler okurken herhangi bir olumsuz düşünceye izin verdiğinizde otomatik olarak mücadeleye giriyor ve karma yaratıyorsunuz. Bu durumda iyi karma yaratacağınıza, dört alt bedenlerinizde negatif enerji olarak biriken negatif karma yaratıyorsunuz. Ve Tekâmül Yolunda ilerlemek yerine sizler uzun yıllar boyunca hatta belki de pek çok bedenlenme boyunca ilerlemenizi geciktiriyorsunuz. (Fiziksel plandan) Geçişimden bir süre sonra Summit Lighthouse topluluğu gereken denge ve balansı korumayı beceremedi. Ne yazık ki şimdi gördüklerimiz, dua enerjilerinin doğru şekilde kullanılmamasının bir sonucudur. Cin, şişeden kaçtı ve onu durdurmak için emirlerin enerjisinin büyük bir bölümünü almak ve Mor Alev dispenzasyonun etkisini kısmi olarak durdurmak gerektirdi. Bildiğiniz gibi Sen-Jermen kauzal bedenininin bir bölümünü kaydetti.
Sizler aynı zamanda yanlış hareketlerin sonuçları, hala bedende bulunan ve omuzlarına yüklenen ağır karmayı dönüştüren Elçiye (1) nasıl yüklendiğini görüyorsunuz.
Tabi ki yaratılan ve seneden seneye bir kartopu gibi büyüyen bu karma efir oktavlardan Bilginin kaliteli olarak iletilmesini de engellemiştir. Ve her ne kadar bunu üzülerek de yapsak, Elçilik Pelerini Elizabeth’in omuzlarından alındı ve Mesaj iletimi durduruldu.
Fakat eşi görülmemiş geniş bir biçimde Mesajların ve Öğretinin yayılmasına bağlı iyi karmanın, Summit Lighthouse’ın faaliyetlerinin olumsuz etkisini arkada bırakmış olsa gerek. Ve ben, Karmik Kurulunun yapılan hatalara ve eksikliklere insaflı davranacağını düşünüyorum.
Aslında önemli olan çok hatanın olması değildir, hatalardan ders almak ve emsalsiz bir deneyim kazanmaktır. Ve Summit Lighthouse insanlara yalnızca Birleşik Devleti’nde değil, tüm dünyada muazzam, hiç bir şeyle kıyaslanamayan eğitim ve sınamalardan geçmelerini, kendi hatalarından ders alma imkânı sunmuştur.
Bilinçleri, Yeni Kilisenin sınırları çerçevesinde müthiş bir hızla biçimlenen dini elite boyun eğmeye izin vermeyen, kalbindeki İlahi Hakikatla uyumluğunu koruyan insanlar, bu sınamalar İlahi Bilincin gelişiminde önemli bir sıçrama imkânını verdiler. Bizler fiziksel dünyaya eğitimden geçmek, gelişmek ve bilincimizi yükseltmek için geliyoruz. Bu yüzden El Morya’nın ve diğer Üstatların yönetimi altında, benim tarafımdan 1958 yılında kurulan organizasyon sayesinde en önemli amaca ulaşılmıştır.Ve feda edilmesi gereken kurbanlar boşa gitmemiştir çünkü pek çok birey bilinçlerinde büyük bir gelişmeye ulaşmayı başarmışlardır. Ve bu gelişme devam ediyor ve sizin, eğitiminize çevrenizde olup biten her şeyle devam etme imkânınız vardır buna Summit Lighthouse organizasyonun içindeki ve onun dışındaki insanlar da dâhildir.
Her ne olursa olsun sevgililerim Allah tüm koşulları öyle bir şekle çevirecek ki ruhunuz en iyi dersi alabilmesi, gelişmesi ve büyümesi için en iyi imkânı elde edecektir.
Bu yüzden üzülmememiz gerekir. Geçmiş ve ondan gereken dersler çıkarmamız ve kısa molalar ve gerçekleşen olayları analiz etmek dışında, Yolda hiç durmadan devam etmek için verilmiştir.
Şimdi oluşan durumda üzücü hiçbir şey yoktur. Evet, fiziksel planda her şey en iyi şekilde gözükmüyor, ama Işık taşıyıcıların aldıkları deneyim gerçekten de paha biçilmezdir.
Bu yüzden lütfen üzülmeyi bırakın. Ve Tanrı’da aralıksız mükemmelleşme ve yorulmaz bir şekilde gelişme Yolunuza devam ediniz.
BEN Lanello. Sizinle beraber olan
——————————–
(1) Burada bahsedilen, doktorların Elizabeth Cler Prophet’e teşhis koydukları Alzheimer hastalığı nedeniyle Elizabeth konuşamamakta ve birisinin yardımı olmadan hareket edememektedir. (Tatyana Mikuşina’nın notu) Elizabeth Cler Prophet 15 Ekim 2009 tarihinde vefat etmiştir. (Çev. notu)
