Rusya’nın geleceği, gerçek inanç geleneklerinin yeniden canlandırılmasına bağlıdır

Tanrı Şiva

2 Nisan 2005

 

BEN Şiva! Ben geldim! Bu Elçi aracılığıyla geldim. Ben geldim!Şiva’dır benim ismim.

Şiva! BEN Şiva! Batı uygarlığı denilen dünyanın açısından ırak, uzak Hindistan’da, bana yüce bir Tanrı olarak hürmet ediyorlar. Milyonlarca insan bana tapıyor. Milyonlarcası bana dualarını yükseltiyorlar, kurbanlar sunuyorlar. Ben bir baş Tanrı’yım ve sert bir karaktere sahibimdir. Fakat bana sadık olanların sohbet ederek zamanını geçirebileceği ve varlığımdan zevk alabilecekleri en iyi arkadaşıyım.

Fakat Tanrı’ya hürmet etmeyen, İlahi doğasını unutmuş ve Tanrı’ya, dıştaki Tanrı’ya ve içindeki Tanrı’ya ibadet etmeyen herkese karşı sertimdir. Her şey Tanrı’dır. Etrafınızdaki her şey, gözünüzün gördüğü her şey Tanrı’dır. Sizler de Tanrı’sınız. Evet, sizler de bedenlenmiş Tanrılarsınız, ama İlahi doğanızın açığa çıkması için belirli şartları yerine getirdiğinizde.Tanrı olabilmeniz için ne yapmanız gerektiğini size öğreteceğim. Öncelikle çevrenizdeki her şeyde bulunan Tanrı’yı sevmeli ve ona hürmet etmelisiniz. En küçük karıncadan en gelişmiş Guru’ya kadar, yaşamın herhangi bir parçasından sizi ayıran hiç bir şey yoktur. Sizler bunların tümüsünüz ve aynı zamanda Tanrı’nın sınırlı fiziksel formunda birey olma halisiniz. Sizi tam Tanrısallıktan ayıran şey sizin fiziksel formunuzdur. Bu yüzden bu form, milyonlarca yıl boyunca, binlerce, on binlerce kez Dünya’ya bedenlenerek kendinizi dünyevi hayatta denemeniz için geçici olarak verilmiştir.

Tanrı bu formu O’nun dilediği amaçlar için kullanmanızı ister. Tanrı, sizin fiziksel formunuzla kendini ifade etmesini ister. Sizin göreviniz, Tanrı’nın sizin aracılığınızla kendisini ifade etmesine imkân vermektir. Sizler hayatınızı Tanrı’ya tabi kılmalısınız çünkü aslında siz O’sunuz.Ve bu her insanın görevidir. Sizler formunuza bakmalı, onu korumalı, ihtiyacı olan şeylerle beslemelisiniz.

Fakat hiçbir zaman Tanrı olduğunuzu unutmamalı ve bu yüzden Tanrı’ya yakışmayan şeyleri yapmamalısınız. Hayatınıza ve yaşam şartlarınıza bir bakın. Hayatınızda her şey İlahi standartlarına uygun mudur? Hayatınızın bütün yönlerine dikkat etmeniz gerekir. Ne yiyorsunuz? Ne giyiyorsunuz? Kimlerle konuşuyorsunuz? Akrabalarınıza ve tanıdıklarınıza nasıl davranıyorsunuz? Onlar da sizin gibi formda olan Tanrıdırlar. Ve onlara karşı davranışlarınız Tanrı’ya davrandığınız gibi olmalıdır. Bir tapınağa veya kiliseye gidebilirsiniz. Orada Tanrıların suretlerini görüyorsunuz. Bu Tanrılara ibadet ediyorsunuz. Fakat çevrenizdeki insanlar ile tapınaklardaki Tanrılar arasında büyük bir fark yoktur. Biz hepimiz Tanrı’nın birer tezahürüyüz.

Evet, bizler hepimiz İlahi tezahürün farklı basamaklarında bulunuyor, ama bu o kadar da önemli değildir. Kabul edin ki eğer kendinize ve çevrenizdeki insanlara birer Tanrıymış gibi davranırsanız, hayatınız değişirdi. İlahi suretleri, bilincinizde ne kadar uzun ve tam tutabilirseniz, o denli hızlı değişecektir. İşte bu yüzden evinizde, çalıştığınız yerde İlahi suretler bulundurmalısınızdır. Model alabileceğiniz örnekleri sürekli göz önünde bulundurmak çok önemlidir. Sizin dünyanız, formlar dünyasıdır, bu yüzden karşınızda görsel olarak Tanrı bulunması çok önemlidir, çünkü aslında siz O’sunuz. Benimle hemfikir misiniz? Ulaşmaya çabaladığınız ve bilincinizde sürekli nasıl imgeleri taşıyorsanız, sizler ona dönüşüyorsunuz.

Evinizde, sokakta sizi çevreleyen şeylere bakın, televizyon programlarınızın dolup taştığı reklâmlar olarak baktığınız şekillere dikkatlice yaklaşın. Sizce etrafınızdaki şeyler İlahi Gerçekliğe benziyor mu? Tanrı olabilmeniz için size en ucuz yöntemi teklif ediyorum. Kusurlu şekillerden kendinizi koruyun ve etrafınızı mükemmel İlahi şekillerle çevreleyin. Ve bu şeklin hangi din veya inanca ait olduğunun hiçbir önemi yoktur. Bunlar, bilincinizi yükselten, maksimum, mümkün olan en mükemmel bilinç durumunda bulunmanızı sağlayan, mükemmeliyetin İlahi titreşimlerine olabildiğince yaklaştıran şekiller olmalıdırlar.

Ben Şiva. Hindu dinsel inanca bağlı olmayan insanlar aracılığıyla nadiren geliyorum. Batıdaki insanlar Tanrı’ya hürmet etmeyi ve Tanrı’ya doğru davranmayı bilmiyorlar. Bu yüzden Tanrılara saygı gösterme geleneklerini korumuş Hindistan’ın geleneklerini incelemenizi tavsiye ediyorum. Hayatını Tanrı’ya hizmet etmek için adayan insanlara değer verildiği ülke. Tanrı’ya hizmet etmek için Hindistan Anne’nin sağladığı koşullar kadar dünyada hiçbir ülkede oluşturulmamıştır. Bu ülkenin halkını seviyorum. Ve Hindistan’ın insanlarında bulunmayı çabalıyorum.Tanrı’ya doğru davranışın, doğru ahlaki eğitimin oluşturulması, Rusya gibi bir ülkeye mutluluk getirecektir. Rusya Tanrı’nın sevdiği bir ülkedir. Rusya’nın geleceği, gerçek inanç geleneklerinin yeniden canlandırılmasına bağlıdır. Tanrılara dışsal olarak saygı gösterilmesine değil, her insanda bulunan içsel Tanrı’ya saygı gösterme temeline kurulan inanç. Yeni nesillere her insanda bulunan Tanrı’ya ibadet etme ve yaşlı nesle saygı duyma geleneklerinin öğretilmesi öncelikli bir görevdir.

Tanrı’nın herhangi dış şekli yalnızca kendi İlahi doğanızı ve çevrenizdeki insanların İlahi doğasını hatırlatmak içindir.Tanrılara saygı duyulması dinle hiç bir ilgisi yoktur. Din aslında belirli bir etapta size gerekli dışsal bir yoldur, ama bu yola çok fazla ihtimam göstermeniz gerekmez. Hindistan’da Tanrılara hizmet eden pek çok tapınak vardır. Ama Hindistan’da yüreğindeki Tanrı’ya saygı göstermeyi ve içindeki Tanrı’yla ve insanlarla iletişim kurmaya daima hazır olan Tanrılarla doğrudan ilişki kurmayı öğreten pek çok bilge, yogi de vardır.

Yüreğinde bana çağrıda bulunan herkese geleceğimi söz veriyorum. Size geleceğim ve o anda kaşınızda duran ve ruhsal ilerlemenize engel olan en kritik problemi çözmenize yardım edeceğim.

 

BEN Şiva ve bugünkü görüşmemizden dolayı mutlu oldum.

 

KAPAT